|
Konu Başlığı: Nasreddin Hoca'nın gölünde su kalmadı Gönderen: sahillerindostu üzerinde Ocak 29, 2008, 06:32:28 ÖS 2007'de kuraklığa yenik düşen, Nasreddin Hoca'nın gölü olarak bilinen 30 bin hektarlık Akşehir Gölü'nün tamamen kuruduğu belirtildi. Yetkililer, çevresindeki sulama faaliyetleri devam ettiği sürece yağışlar olsa da gölün eski günlere dönmesinin zor olduğunu belirttiler.
(http://www.yenisafak.com.tr/resim/site/nasre15f6deb535f450b99by.jpg) Konya'nın Akşehir ilçesindeki suyu yok denecek kadar azalan Akşehir Gölü'nün eski haline gelmesine,önümdeki yıl Konya ve çevresinin 20 yıllık yağışlı periyot evresine girmesinin de önemli bir etki yapmayacağı belirtildi. Selçuk Üniversitesi (SÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi, Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Tahir Nalbantçılar, yaptığı açıklamada, Konya'da küreselısınmanın etkilerinin kuraklık şeklinde ortaya çıktığının ve bu etkinin devam edeceğinin, SÜ Çevre Mühendisliği Bölümünce yapılan bilimsel çalışmayla belirlendiğini hatırlattı. Nalbantçılar, bununla birlikte Konya ve çevresindeki son 100 yıllık yağış miktarları üzerinde yapılan başka bir araştırmanın, bölgedekiyağış durumunun yaklaşık 20 yıllık periyotlar halinde azaldığını veyaarttığını ortaya koyduğunu bildirdi. Son 20 yıldır bölgeye kurak periyotun hakim olduğunu ifade eden Nalbantçılar, "Bölgemizde birçok sulak alanla birlikte Akşehir Gölü degeçtiğimiz yıl kurudu, diğer göller ve barajların suları ise büyük oranda azaldı. Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü'nünalanı bile 65 bin hektardan 50 bin hektarın altına düştü. Şimdi üzerindedurduğumuz soru; 'acaba bölge önümüzdeki yıldan itibaren yağışlı periyota geçtiği takdirde, kuruyan ve kuruma noktasına gelen göllerkurtulacak mı?' sorusudur" dedi. TAMAMEN KURUMUŞTU. . . 2007'de kuraklığa yenik düşen, Nasreddin Hoca'nın gölü olarak bilinen 30 bin hektarlık Akşehir Gölü'nün tamamen kuruduğuna dikkati çeken Nalbantçılar, şunları kaydetti: "Yağışlı periyota önümüzdeki yıl girilmesini bekliyoruz ancakmeteorolojik şartlara bağlı bu periyotun, keskin çizgilerlegerçekleşmesini, saatlik, günlük dilimlere uymasını bekleyemeyiz. Buperiyotlar bir kaç yıl erken geldiği gibi bir kaç yıl geç de gidebilir. Ancak Akşehir Gölü'nün sorunu, bölgedeki tüm göl ve göletlerde olduğugibi, bu gölün sularının tüketiminin hat safhada olmasıdır. Daha daönemlisi göl etrafında, göle inen suyu tutan kanal benzeri sulamayapıları var. Bu yapılarda tutulan sular, tarımsal amaçlı kullanılmaküzere başka yere aktarılmış oluyor. Bu nedenle, kuruyan gölünçevresindeki mevcut sulama faaliyetleri devam ettiği sürece yağışlıperiyoda girilse bile eski haline dönmesi çok zor. "Nalbantçılar, yağışlı periyotun zamanında başlaması ve beklenenden dahafazla yağış düşmesinin, göldeki su miktarını nispeten artırabileceğini;ancak, bu durumun, gölün eski su seviyelerine yeniden ulaşabileceğianlamına gelmediğini söyledi. Barajlar ve göller planlanırken, su miktarlarının aynı kalması içindeğişen iklim koşullarının mutlaka göz önünde bulundurulmasının çokönemli olduğunu bildiren Nalbantçılar, bu planlama yapılmadığı takdirde,yaşanacak her kuraklıkta göl ve barajların, tamamen kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını sözlerine ekledi. http://www.yenisafak.com.tr/yurthaberler/?t=29.01.2008&c=30&i=96416 |