Küresel Isınma Forumu

Küresel Isınma Forumu => küresel ısınma hakkında bilgiler => Konuyu başlatan: sahillerindostu üzerinde Haziran 21, 2008, 10:53:37 ÖÖ



Konu Başlığı: Hayatımızdaki Kimyasallar
Gönderen: sahillerindostu üzerinde Haziran 21, 2008, 10:53:37 ÖÖ
Cep telefonlarından oyuncağa, yürüdüğümüz döşemeden gıdamıza kadar hayatın her alanında kimyasal maddelerle iç içe yaşıyoruz.

   Bu maddeler arasında en tehlikeli sayılan 12 kalıcı kimyasalın üretimi, kullanımının durdurulması veya sınırlandırılması için 151 ülkenin imzaladığı Stokholm Sözleşmesinin Mayıs 2004’te yürürlüğe girmesiyle birlikte, 100’den fazla ülke kendi topraklarından bu kimyasalları temizlemek üzere çalışmalara başladı. Ancak Türkiye anlaşmaya taraf olmasına rağmen, henüz meclis onayına sunmadığı için tehlikeli kimyasalların birçoğu yaşamımıza girmeyi sürdürüyor.

   Bu 12 tehlikeli kimyasalın9 sekizi tarımda kullanılan pestisidler (aldrin, endrin, toksafen, klordan, dieldrin, heptakol, mireks, DDT) Türkiye’de yasaklandığı halde kalıcı etkileri nedeniyle canlı ve çevre sağlığını tehdit etmeyi sürdürüyor. Diğerleri ise endüstriyel yan ürünler ve özellikle atık yakma sırasında ortaya çıkarak çevreye yayılan kimyasallar (poliklorobifeniller, heksaklorobenzenler, dioksinler ve furanlar).

   İTÜ Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. İlhan Talınlı, bu kimyasalların petrol ürünlerinden üretilmiş, toksik-kısa sürede etkisini gösteren ve kanserojen-uzun sürede etkisini gösteren-klorlu sentetik bileşikler olduğunu söylüyor.

   Talınlı, bu kimyasalların çok küçük dozda olsa da besin zinciri yoluyla insanlara ulaşırken, katlanarak standartların çok üzerinde dozlara çıkabileceği tehlikesine dikkat çekiyor. “Solunum, yeme, içme ve deri teması yoluyla alınan bu maddelerine etkisi katlanarak artan birikimler nedeniyle yıllar sonra anlaşılabiliyor.”

   Talınlı, büyük atık yakma tesisleri dışında, fren balatası ve motor yağı gibi maddelerin imalathanelerde ısınma amaçlı yakıldığında, bacadan dioksin gazı çıktığını ve bu gazın siyanürden çok daha tehlikeli olduğuna dikkat çekiyor.

   Greenpeace Akdeniz Toksik Maddeler Kampanya sorumlusu Banu Dökmecibaşı ise “Türkiye’de bir an önce yaşamını tehdit eden, doğayı zehirleyen bu maddelere yasak koyacak düzenlemeler getirilmeli. Çünkü sırada 30 bin kimyasal daha var” diyor.

   AB ülkelerinde bazı firmalar kamuoyunun da baskısıyla ve ilgili yönetmeliğe hazırlık olması amacıyla, kalıcı kimyasalları üretimlerinde kullanmaktan vazgeçip, bunların alternatifi olabilecek ürünlerin üretimine geçmeye başladılar bile.

   Türkiye’de ise Çevre ve Orman Bakanlığı’nda kurulan kimyasallar bölümü yürüttüğü envanter çalışmasıyla birlikte, Stokholm Sözleşmesi’nin uygulanması yönünde öncelikli faaliyetlerin belirlenmesi için çalışıyor.

   

      Oya AYMAN

           Kaynak:  NATİONAL GEOGRAPHIC DERGİSİ