|
Konu Başlığı: 5 Haziran Dünya Çevre Günü ve Çevre Haftası Kutlu Olsun Gönderen: kureselisinmakarsiti üzerinde Haziran 04, 2009, 11:12:00 ÖS Dünya Çevre Günü ve Çevre Koruma Haftası 1972 yılında İsveç’in Stokholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı'nda alınan bir kararla, 5 Haziran günü Dünya Çevre Günü olarak kabul edildi. 5 Haziran Dünya Çevre Günü ve 5-11 Haziran Çevre Koruma Haftası İnsanların sürekli yaşadıkları yere çevre denir. Dağlar, ovalar, çayırlar, ormanlar, göller, denizler, ırmaklar, doğal çevreyi oluşturur. Doğal Çevrenin korunması amacı ile 1972 yılında İsveç'in Stockholm kentinde Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı toplandı. Bu toplantıda çevre sorunları ele alındı. Çevre kirlenmesine karşı üye ülkeler ortak çözüm yolları aradılar. Birleşmiş Milletler Çevre Konferansında 5 Haziran gününün Dünya Çevre Günü olması kararlaştırıldı. Her yıl Birleşmiş Milletler'e üye ülkelerde 5 Haziran Dünya Çevre Günü olarak değerlendirilir. Ülkemizde bu amaçla 1978 yılındaTürkiye Çevre Sorunları Vakfı, daha sonra Çevre Müsteşarlığı kuruldu. Başbakanlığa bağlı Çevre Müsteşarlığı 5-11 Haziran tarihleri arasını Çevre Koruma Haftası olarak kabul etti. Çevre Koruma Haftasında okullarda öğrencilere doğal çevrenin korunması gereği öğretilir. Hafta boyunca radyo ve televizyonda halka çevre kirlenmesi ile ilgili bilgiler verilir. Alınması gerekli önlemler anlatılır. Gazete ve dergilerde doğal çevrenin korunmasına ilişkin yazılara yer verilir. Doğal çevrenin kirlenmesi bütün ülkelerin ortak sorunudur. Çevre kirlenmesi hepimizin günlük yaşayışını etkileyen bir olaydır. Uygarlığın gelişmesi, endüstrileşme sonucu fabrikalarda insan gücüne gereksinme arttı. Kırlarda, köylerde, doğal çevrede yaşayan insanlar kentlere göçtü. Kent nüfusu önemli ölçüde çoğaldı. Kentlerde nüfusun artışı ve endüstrileşme ile birlikte çevre sorunları ortaya çıktı. Bu sorunun en önemlisi çevre kirlenmesidir. Başlıca çevre sorunları su, hava ve toprak kirlenmesidir. Su kirlenmesi ile deniz hayvanlarının yaşam ortamları bozulur. Kirli sularda avlanan balık ve öteki deniz ürünlerini yemeyelim. Böyle sularda yüzmeyelim. Hava kirliliği daha çok yakıtların gereği gibi yakılmaması sonucu ortaya çıkar. Kirli hava solunuma elverişsiz havadır. Kirli hava solunum yolları hastalıklarını artırır. Solunum organlarımızı yorar. Hava kirliliği ölümlere bile sebep olur. Toprak kirlenmesi, çeşitli ilaç ve gübrelerle toprağın tarıma elveriş*siz duruma gelmesidir. Çiftçilerimiz; tarlada kullanacakları ilaç ve gübre çeşidini ziraat mühendislerine, teknisyenlerine sormalıdır. Hangi gübrenin hangi cins topraklarda yararlı olacağı bilinmektedir. Bu nedenle; ilgili uzmana danışmaksızın ilaç ve gübre kullanılmamalı. Toprak kirlenmesi toprağın verimini azaltır. Bitki hastalıklarını çoğaltır. Bugün pek çok ilimiz çevre sorunları ile karşı karşıyadır. Örneğin Ankara'da hava, İstanbul'da su. Mersin ve Adana'da toprak kirlenmesi birer çevre sorunudur. Doğal Çevrenin Korunması için Alınacak Önlemler Doğal çevrenin korunması için alınabilecek belli başlı önlemler şunlardır: Akar ve durgun sular, insan ve hayvan artıkları ile kirletilmemeli, Biriken çöpler hemen kaldırılmalı, Zararlı hayvanların, böceklerin özellikle, karasinek ve sivrisinekle*rin üreyip çoğalmaları engellenmeli, Kanalizasyon borularındaki patlamalar hemen ilgililere bildirilme*li. Yakıtların tam yakılması sağlanmalıdır. Böylece hem enerji kaybı, hem de hava kirliliği önlenmiş olur. Doğal çevrenin kirletilmesi yasalarımıza göre suçtur. Bu suçu işleyenlere para ve hapis cezaları verilir. Konu Başlığı: Ynt: 5 Haziran Dünya Çevre Günü ve Çevre Haftası Kutlu Olsun Gönderen: kureselisinmakarsiti üzerinde Haziran 04, 2009, 11:14:25 ÖS 5 Haziran Dünya Çevre Günü, Doğum Günümden bile daha fazla önem verdiğim bir gün olacak. Diyecek fazla söz bulamıyorum. Umarım Bugün ve Çevre Haftası Boyunca gerek Okullarda Gerekse Sivil Toplum Kuruluşlarının Düzenleyeceği Etkinliklerde, İnsanları Bilinçlendirici toplantılar, seminerler düzenlenir ve Olumlu sonuçlar alınır. Sizleri bu güzel Günde, Çevre Adına Düşünmeye davet ediyorum. 5 dakikanızı ayırın ve gelecekte bizleri nelerin beklediğini düşünün acaba bizler Atalarımızdan devraldığımız Dünya'yı koruyabildik mi koruyabiliyor muyuz?.. 5 Dakika düşünün. Çevreyi Korumak Aklın Gereğidir. Ulu Önder M. Kemal Atatürk Bu sözü Asla Unutmayınız... Bu güzel gün ile ilgili resim aradım ama pek fazla bulamadım. (http://www.cevreci.gov.tr/userfiles/image/afis1.jpg) (http://img514.imageshack.us/img514/5599/2003dnyaevregngeyiklerbub8.jpg) (http://www.sihirlitur.com/gazete/images/sayfa8/dunya_cevregunu.jpg) Konu Başlığı: Ynt: 5 Haziran Dünya Çevre Günü ve Çevre Haftası Kutlu Olsun Gönderen: kureselisinmakarsiti üzerinde Haziran 04, 2009, 11:15:50 ÖS Tarih 2030 İnsanlığın Kaderi Böyle mi Olsun ? 1 (Korkuyla) *Su kaynakları tükenmiş. “Su” elmastan ve altından daha değerli olmuş *Atmosferde soluyacak oksijen kalmadığı ve soluduğumuz hava için çok büyük vergiler ödemek zorunda kaldığımız *Bitki örtüsünün tükendiği, çocuklarımıza ağacı ve çiçeği göstermek için utanarak, derin üzüntüler içinde ve her gün ölümlerden ölüm beğendiğimiz pişmanlıklarla, onları Ağaç ve Çiçek müzesine götürdüğümüz *Hayvan türlerinin hemen hemen bitme noktasına geldiği, beslenme zinciri kırılmış olduğundan tükeniş sürecinin de her geçen gün hızlandığı *Sürekli nerede patlayacağı belli olmayan ve bu nedenle gezegende geriye kalan nüfusun yarısının hiç dinmeyen fırtınalar kasırgalar hortumlarla boğuştuğu *Bölgelerin durumuna göre; ya güneşten kavrulacak, ya da soğuktan donarak yaşandığı *Kıtaların; Büyük Okyanus akıntısının yavaşlaması nedeniyle okyanus zemininde ısı değişimlerinden meydana gelebilecek hareketliliğin tetiklediği kıta hareketleri, depremler, yanardağ patlamalarıyla sarsıldığı *Yanardağ patlamaları ve atmosfere kuraklıktan dolayı savrulan tozların, atmosferin çevresinde gün be gün kalın bir tabaka gibi sarmalandığı ve ışığın her geçen gün azaldığı ve bu olgunun buzul çağının başlangıcına delalet ettiği ve bu gerçeklikle de beraber gezegensel boyutta korkunun ve paniğin hakim olduğu, *Tarım ve bitki alanları kuruduğu için, yapay ürünlerle beslenildiği *İlerleyen günler ve yıllar içinde bütün çabamızın gıda ve su satın alabilmek ve “Yaşamda” kalabilmek için yapıldığı *Su az olduğu için bağırsak deri ve her türlü hastalığın arttığı ve tıbbı müdahale imkanlarının her geçen gün azaldığı *Ozon tabakası ve atmosferin diğer tabakalarının zarar görmesinden dolayı kanser ve diğer hastalıklarının da çoğaldığı *Su kaynakları tükendiği için, yiyecek sıkıntısının ve açlığın gezegensel boyutta olduğu *Gezegende geriye kalan insanların, yiyecek ve su için giderek artan şiddette ölümüne bir savaşın içine sürüklendiği *Silahlanma ve silah teknolojilerinin üretiminin arttığı hayatımızın bir parçası olduğu ve herkesin elinde canını ve yiyeceğini korumak için silah taşıdığı *Yiyecek ve su savaşından dolayı asayişin önemli hale geldiği *Savaşlar nedeniyle Dünyasal bazda askeri bir yönetime geçildiği. Artık kimin hangi amaca hizmet ettiğinin bilinmediği ve denetlenemediği ve her şeyi düzeltmek için vaktin geç olduğu *Dünyanın ve İnsanlığın kaderinin” Var Olma” Savaşına kadar geldiği, savaşın;“son savaş - son insan” ve insan türünün de yeryüzünden silinmesinin yakın olduğu *Nükleer silahla Dünya üzerindeki var oluşun bir kısmına bölgesel son verme düşüncelerinin ve hazırlıklarının yapıldığı ve insanlığın bir bölümünün gözden çıkarıldığı *Tükenişe an be an tanıklık etmekten ölesiye yorgun pişman acı dolu bir yürekle ve bir deri bir kemik ölümü özlediğiniz ve türünüzün ve yarattığınız medeniyetin yok oluşunu bildiğiniz ve gördüğünüz……ve istisnasız her şeyin sonsuza kadar bittiği bir dünyayı yaşamak ister miydiniz? BÖYLE BİR DÜNYADA MI YAŞAMAK İSTİYORSUNUZ? Böyle bir dünyada yaşamak istemiyorsanız yapmanız gereken tek şey; görmek, sorumluluk almak, değişmek ve SEVGİ BİLİNCİNE yürümek. “GİDECEK BAŞKA DÜNYAMIZ YOK. VAKİT ÇOK GEÇ OLMADAN BİRLİKTE YÜRÜYELİM. İNSAN ONURUNA YAKIŞAN DAHA YEŞİL BİR DÜNYADA YAŞAMAK İÇİN LÜTFEN GEZEGENİNİZE, YAŞAMINIZA VE İNSAN VARLIĞINIZA SAHİP ÇIKINIZ Yazan Nilgün Nart Tarih 2030 İnsanlığın Kaderi Böyle mi Olsun ? II (Sevgiyle) Dünya dengelenmiş; Yeşil ormanların göz alabildiğine uzandığı, okyanus ve denizlerin masmavi enginliğinde kıtaları çevrelediği, atmosferin her türlü atık maddeden ve zararlı gazlardan arındığı *Doğal hayatın tüm zenginliğini oluşturan bitki ve hayvan türlerinin doğal ortamlarında İnsanoğlunun sevgisiyle diledikleri gibi var oldukları *Su kaynaklarının; nehirlerin, göllerin, şelalelerin coşkuyla bütün tabiatı besleyerek ve ona yaşam vererek özgürce pırıl pırıl aktığı *Savaş tehditlerinin ve tehlikesinin bittiği, nihayet sınırlarlarda huzurun ve barışın sonsuza kadar mühürlendiği *Silahların; her türlü insan varlığını yok etmek için tasarlanan teknolojinin ve üretiminin durdurulduğu ve olanların tarihin tozlu raflarına bir daha almamak üzere kaldırıldığı *Ülkeler arasında teknolojik, ekonomik, kültürel, sosyal, akademik, siyasi gelişmelerin İnsan Varlığına hizmet yarışına girdiği ve samimi bir şekilde her refahın dünyada her insanla paylaşıldığı *Cehalet devrinin bittiği ve insanlığın Evrenin Bilgi Okyanusuna daldığı, her buluşun insanlığın gelişimi ve daha iyide mutlulukta refahta ve zenginlikte olması için geliştirildiği ve paylaşıldığı *Var oluşun gerçek amacının; güzellik, sevgi, aşk, huzur, refah, bolluk, başarı, sağlık ve bütünlük olarak algılandığı yaşandığı ve herkesle paylaşıldığı, *Dünya gezegeninde; aç sefil cahil fakir hasta zülüm gören hiçbir varlığın kalmadığı HER İNSANIN; *Her bir insanın kendi özgün doğasında kendini sevinçle ifade ettiği, *Doğanın ona sunduğu nimetlerden gönlünce kullanabildiği, *Özgürlüklerin anlamlı paylaşımlar ve dayanışmalarla derinleştiği, *İnsanoğlunun; kendi gücünde ve bilgisinde durduğu cesur, onurlu, başarılı, mutlu, coşkulu bir şekilde var olduğu, *İnsanın doğanın efendisi değil de bir parçası ve koruyucusu olduğu, *Dünyanın İnsanlık Medeniyetinin; bir birini yani insan kardeşlerini her an destekleyen ve herkes için sevgiyle karşılıksız verebilen, hoş görülemeyeni hoş gören ve af edilemeyeni af edebilen yüreğe sahip İnsanoğulları ve kızlarından oluştuğu *Sınırların önemli olmadığı hatta yitirildiği, hesapların kapandığı, hep daha daha iyiye giden günlerin olduğu muhteşem bir İnsanlık Medeniyeti. *Nihayet medenileşen İnsanoğlunun; diğerleriyle, yaşamla, gezegenle, Evrenle ilgili sorumluluk aldığı, her kesin bir birini, Yaşamı- Gezegeni, Evreni yükselttiği, yücelttiği ve tüm güzellikleri sevgiyle paylaştığı *Yaşamın aziz, Dünyanın yeşil, İnsan Ruhunun asil, olanakların ve imkanların sınırsız olduğu *Bütün İnsanlığın bir insan için var olduğu ve bir insanın da bütün bir insanlık için var olduğu *İnsanlığın Tek Bir AİLE gibi olduğu, bu Sevginin ve Bütünlüğün her An’da - her yerde hissedildiği ve yaşandığı bir dünyayı yaşamak ister miydiniz? BÖYLE BİR DÜNYADA MI YAŞAMAK İSTİYORSUNUZ? Böyle bir dünyada yaşamak için yapmanız gereken tek şey; görmek, sorumluluk almak, değişmek ve SEVGİ BİLİNCİNE yürümek. “GİDECEK BAŞKA DÜNYAMIZ YOK. VAKİT ÇOK GEÇ OLMADAN BİRLİKTE YÜRÜYELİM. İNSAN ONURUNA YAKIŞAN DAHA YEŞİL BİR DÜNYADA YAŞAMAK İÇİN LÜTFEN GEZEGENİNİZE, YAŞAMINIZA VE İNSAN VARLIĞINIZA SAHİP ÇIKINIZ Yazan Nilgün Nart * |