SAMSUN'DAN HABER
Sayfa: [1] Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: SAMSUN'DAN HABER (Okunma Sayısı 7044 defa)
myWeLt
Yeni üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1



« : Haziran 04, 2007, 08:56:18 ÖÖ »



Uzmanlar, küresel ısınmadan dolayı kemirgenlerin sayısında artış olduğunu söyledi.
03 Haziran 2007 11:31
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nazmi Polat, küresel ısınmadan dolayı kemiricilerin sayısında ciddi bir artış olduğunu belirterek, bu artışın insan nesli için tehlike çanlarının çaldığını gösterdiğini ve insanlığın sonunun önlem alınmaması halinde yaklaştığını ileri sürdü.

Dünyanın gündemindeki tehlike olan küresel ısınmayla birlikte ekolojik şartların değişeceğini dile getiren Prof. Dr. Nazmi Polat, bu tehlikeyle birlikte sıcaklığa karşı canlının tolere edeceği sınırların üzerine çıkılmaya başlandığını ifade etti. Vücut değişikliği değişken canlılar için en önemli ekolojik faktörün sıcaklık olduğuna dikkat çeken Polat, "Çünkü beslenmeleri, fizyolojik hızları, metabolizmaları sıcaklıktan direkt etkilenir. Üremeleri tamamen sıcaklıkla ilgilidir. Sıcaklıkla ilgili
değişiklikler canlının yapısında çok ciddi geri dönüşümsüz hasarlar oluşturacaktır. Bu sebeple canlıların yaşama sınırları daralacak ya da yok olacak, bu da bir çok türün ortadan kalkmasına sebep olacaktır" dedi.

Doğada canlılar arasında bir ahenk ve uyum bulunduğunu, bir zincirin halkaları şeklinde yaşadıklarını, bu zincirin halkalarından bir ya da bir kaçının yok olması halinde o zincirdeki bütün canlıların etkileneceğini hatırlatan Polat, "Ekolojik zincirin bir ucunda tek hücreli canlılar, öbür ucunda insanlar var. Ama siz herhangi bir halkayı kopardığınız da önce o halkanın yanındaki canlılar yok olan türden etkilenir. Sıra bir gün mutlaka insana gelir. Sıra insana gelmeden tedbir almalı ve kopan halkaları
gidermeliyiz" uyarısında bulundu.

Küresel ısınmanın Karadeniz Bölgesi'nde de belirtilerine rastlandığını, örneğin Samsun'dan geçen karayollarında sık sık kemirgenler (fare) görüldüğünü, Ladik ilçesinde Turna balığının üreme döneminin değiştiğini ve sayısının azaldığını vurgulayan Polat, şu bilgileri verdi:

"Biz Turna balığının bu sene yetiştiriciliğiyle uğraştık. Literatüre göre Turna balığının yumurtalarını bırakma dönemi Şubat'ın sonu, Mart'ın başlangıcıdır. Ama iklim dengesinde o kadar büyük anormallikler oldu ki, biz bu sene Nisan ayında hatta Mayıs başında yumurtasını bırakmamış Turna balığıyla karşılaştık. Yani üreme dönemi gecikecek, aksayacak, dolayısıyla biyolojik ritimleri bozulacak. Küresel ısınmanın belirtileri kesinlikle görülmeye başlandı."

Sıcaklıklardan dolayı değişen üreme dönemlerine göre meteorolojik verilerin çok iyi değerlendirilmesi ve her yıl av yasağı takviminin değiştirilmesi gerektiğini önemini vurgulayan Polat, ekolojik faktörlerdeki değişimler av yasağı döneminin dışına üreme dönemini taşırdığını açıkladı. Polat, "Bu durumda biz hala eski yasak aralıklarıyla hareket edersek yokolmayı hızlandırırız. Meteoroloji uzmanları, bilim adamları bir araya gelerek işbirliği yapmalı ve ekolojik dengenin bozulmasını geciktirecek her türlü
önlem alınmalı. Balıkların en azından üremesine fırsat tanınmalı" diye konuştu.

Artık buzulların kopmaya başladığını, bu gelişmenin Türkiye'yi ve ekvatordaki sıcaklığı mutlaka etkilediğini, bunun belirtilerinin Karadeniz Bölgesi'nde bile görüldüğünü vurgulayan Polat, kaybolmaya yüz tutan türlerin yanı sıra bazı türlerin de küresel ısınmayla birlikte olağanüstü şartların ortaya çıktığını kaydetti. Polat, "Şimdi Karadeniz Bölgesi'nde gece yolculuk yapın. Çok uzağa gitmeye gerek yok. Samsun şehrinde Kurupelit'e gelin, yolda çok sürat yapmayın. Kemirici popülasyondaki artış nedeniyle
karayolunda birkaç fareyle karşılaşırsınız. Sürüngenlerin bir kısmı artıyor. Kemiricilerin sayısında da ciddi bir artış var" şeklinde konuştu.

Kemiricilerin popülasyonundaki kontrolsüz artışın ekolojik dengede çok ciddi bir harabiyet olduğunun göstergesi olduğuna işaret eden Prof. Dr. Polat, şöyle devam etti:

"İşin çok dikkate almamız gereken noktası, kemirici popülasyonundaki aşırı artış insanlar için tehlike çanlarının başladığının, sıranın insanlara geldiğinin göstergesidir. Bunun için her insan aklını başına almalı. Her yetkili daha dikkatli, duyarlı olmalı. Belki başka canlı grubu değil, belki çocuklarımız, çok uzak bir ihtimalle torunlarımız küresel ısınmadan etkilenecek. Artık kaçınılmaz sona doğru geliyoruz. En geç torunlarımız. Bilimsel olarak, eğer önlem alınmaz ise. Kemirici popülasyonundaki
sürekli artış ekolojik dengenin bozulduğunun ciddi göstergesidir ve memeli hayvanlar grubunda olduğu için bize yakınlığı sebebiyle ekolojik bozulmadan etkilenecek canlı grubunun sırasının insanlara geldiğinin göstergesidir. Bunun birçok işaretini de almaya başladık zaten."
Logged
ekoloji.org
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Haziran 04, 2007, 06:49:09 ÖS »

Paylaşımından dolayı teşekkür ederim.. aramıza hoşgeldin!.. Kemiricilere ilaveten basında da yer alan kenelerin sebep olduğu ölümcül kırım kongo hastalığıda aynı sebepten yani insanlığın en büyü icadı ! küresel ısınmadan kaynaklandığı düşünülüyor...
Logged
kuresel-ısınma.org
yasinn
İlgili Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 97


yasinnn


WWW
« Yanıtla #2 : Haziran 05, 2007, 02:34:01 ÖS »

Küresel ısınma ile ilgili önemli araştırma

Samsun'da 4.5 yılda tamamlanan araştırmada küresel ısınmanın neden olabileceği değişikliklerle ilgili önemli sonuçlar elde edildi. Araştırmada 19 ayrı familyadan 52 tür belirlendi.



Samsun'da bulunan tatlı sularda yaşayan balık türlerini ortaya çıkarmak amacıyla yürütülen bir araştırmanın zaman içinde gelecekte küresel ısınmanın neden olabileceği değişikliklerin gözlenmesi açısından da önemli olduğu bildirildi.

Edinilen bilgiye göre, Ondokuzmayıs Üniversitesi (OMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nazmi Polat ve Dr. Selma Uğurlu tarafından yürütülen bir çalışmada, Samsun ve yöresindeki tatlı sularda yaşayan balık türleri araştırıldı. Çalışma hakkında AA muhabirine bilgi veren Prof. Dr. Nazmi Polat, yaklaşık 2.5 yıllık saha çalışmasının ardından 4.5 yılda tamamlanan araştırmada önemli sonuçlar elde edildiğini bildirdi. Balık örneklerinin çeşitli alet ve malzeme kullanılarak toplandığı çalışmada 19 familyaya ait 48 tür ve 4 alt tür olmak üzere 52 tür teşhis edildiğini bildiren Polat, şunları kaydetti: ''Çalışma kapsamında balık türlerinin sinonimleri (anlamdaş), tip yerleri, ayırt edici özellikleri, üreme davranışları, ekonomik önemleri, ekolojik özellikleri ve coğrafik dağılımları bu çalışmadan elde edilen bilgilere göre derlenmiştir. Ayrıca çalışma alanında saptanan balık türleri ulusal ve uluslararası listelerdeki koruma statülerine göre gruplandırılmıştır.''

ÇALIŞMANIN ÖNEMİ

Çalışmada hem ekonomik hem de bilimsel açıdan gelecekte bir çok konuya ışık tutacak veriler elde edildiğini belirten Polat, bütün dünyada tüketilmekte olan su ürünlerinin önemli bir kısmının avcılık yoluyla elde edildiğini söyledi. Bu kapsamda doğal stokların azalmasının önüne geçilebilmesi için çalışma kapsamında bir çok öneri belirlendiğini ifade eden Polat, çeşitli ekonomik önlemlere değinildiğini kaydetti. Polat, araştırmanın, balık türlerinin bilinmesi, aynı zamanda gelecekte meydana gelebilecek balık hastalıklarının önüne geçilmesi ve ve tedbir alınması açısında da önem taşıdığını bildirdi.

KÜRESEL ISINMA

Araştırmanın Samsun ve yöresini kapsamasına rağmen bilimsel açıdan önemli sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Polat, özellikle küresel ısınmanın neden olacağı olumsuzlukların belirlenmesi noktasında gelecekte yapılacak çalışmalara katkı sağlayacağını belirterek, şunları kaydetti: ''Araştırma Samsun ve yöresindeki tatlı sularda yaşayan balık varlığının bilinmesi ve balık türlerinin tespitini içeriyor. Ama aynı zamanda küresel ısınmanın neden olacağı değişikliklerin gözlenmesi açısından da önemli. Çünkü bir canlı türü ortadan kaybolursa ekolojik faktörlerde değişiklik olduğu gözlemlenir. Biyolojik envanterin çıkarılması, habitat ve canlıların birbirleriyle ilişkisinin doğru tespiti gerekiyor. Küresel ısınma neticesinde olası değişiklerin belirlenmesi açısından bu araştırma büyük önem taşıyor.'' Prof. Dr. Polat, yeryüzü kaynaklarının incelenmesi, doğal çevrenin gözlenmesi ve kontrolü gibi amaçlarla uydu verilerinin kullanılması gerektiğini, ''uzaktan algılama teknolojisi''nin yeryüzü ölçümlerine göre daha hızlı ve daha kapsamlı araştırma imkanı sağladığını bildirdi.
Logged

yasin
kureselisinmakarsiti
Sahillerin Dostu
Genç Yönetici
Bilgili Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2634


Lütfen imzama bakın


WWW
« Yanıtla #3 : Ağustos 05, 2007, 01:39:10 ÖS »

slm kemirgenler çoğalınca şimdi bizlerin yarırına mı zararına mı onu anlamadım ki
Logged

Yönetici alımları başlamıştır. Başvuru yapmak için Tıklayınız



Çevreyi korumak aklın gereğidir... M. Kemal Atatürk

http://www.tema.org.tr/2B/index.asp
http://www.nukleersiz.org/mailform.php
Sayfa: [1] Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: