|
kuresel-ısınma.org
|
 |
« : Haziran 06, 2007, 10:31:43 ÖÖ » |
|
Küresel Isinma Karşisinda Yapilmasi Gerekenler...
--------------------------------------------------------------------------------
Biz neler yapabiliriz? Enerji dostu ampuller kullanılmalı. Televizyonlar bekleme konumunda bırakılmamalı. Doğru ışıklandırma kullanılmalı. Klima yerine vantilatör kullanılmalı. Evler ısı kaybına karşı yalıtılmalı. Eşyalar, radyatörleri kapatmayacak şekilde yerleştirilmeli.
Su kaynaklarının kıtlığı da bir başka önemli sorun. Ancak, alınabilecek önlemler de yok değil. Diş fırçalama, bulaşık yıkama, traş esnasında musluk açık bırakılmamalı. Daha az su tüketen yeni teknoloji klozetler kullanılmalı. Klozetlere asılan temizleme maddeleri kullanılmamalı. Çamaşır suyu tüketimi en aza indirilmeli. Akan tesisatlar onarılmalı. Hortumla sulama ve yıkama yapılmamalı. Suyu, kireç ve bakterilerden arındıran filtreler kullanılmalı.
Çevre örgütleri, tüketicileri ulaşım sektörü konusunda da uyarıyor. Bu sektör, yenilenemeyen enerji kaynaklarının baş tüketicisi ve sektörde kullanılan gazların emisyonları, hava kirliliğine, iklim değişikliklerine neden oluyor. Toplu taşıma araçları tercih edilmeli. Kısa mesafelere arabayla gitmek yerine, yürümeli. Kurşunsuz benzin tüketen araçlar tercih edilmeli. Aracın taşıma kapasitesi aşılmamalı. Uzun duraklamalarda aracın kontağı kapatılmalı.
Çevre örgütleri, tüketicilere geri dönüşümü bir yaşam tarzı olarak benimsemelerini, alışveriş sırasında aşırı tüketimden kaçmalarını öğütlüyor. Tüketicilerin özenli davranması gereken en önemli konuların başındaysa ambalaj tüketimi geliyor. Zira plastik ambalajların doğada kaybolma süresi bin yılı buluyor. Tüketiciler, uzun ömürlü ürünlere yönelmeli. Geri dönüştürülemeyen ambalajlarda satılan ürünler alınmamalı. Başta PVC olmak üzere, plastik ambalajlardan kaçınmalı. Şişe ve kavanoz gibi cam ürünler tercih edilmeli. Plastik poşet ve yiyecek kapları gibi ürünler yeniden kullanılmalı. Alışverişlerde plastik poşet kullanılmamalı. Cam malzemeler, organik çöplerle birlikte atılmamalı.
Gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelen bilgisayarların yarattığı kirlilik de azımsanacak gibi değil. Elektrik tüketimi daha düşük modeller alınmalı. Yazıcıdan kağıt çıktısı alınması asgariye indirilmeli. Bilgisayarlar bekleme konumunda bırakılmamalı. Kullanılmayan bilgisayarlar atılmamalı.[/
|
|
|
|
|
Logged
|
yasin
|
|
|
|
kuresel-ısınma.org
|
 |
« Yanıtla #1 : Haziran 10, 2007, 02:27:55 ÖS » |
|
Bu gidişle 2015'i göremeyebiliriz!
Açık Radyo Genel Yayın Yönetmeni ve Bilgi Üniversitesi’nde küresel ısınma konulu dersler veren Ömer Madra, CNN'de Gece Görüşü programında yayınlanan bir söyleşisinde oldukça ürkütücü tespitlerden bahsediyor. İşte geçen haftalarda yayınlana söyleşiden çırpıcı başlıklar ve Madra’nın korkutan tespitleri: • Sorun enerji dengesinin bozulmasından kaynaklanıyor. Medeniyet büyük tehlike altında. Okyanuslar ısınıyor. • Dünyanın akciğeri dediğimiz tropik yağmur ormanları, kuraklık yüzünden bir-iki yıl içinde yok olabilir, milyonlarca yıldır var olan 200 metrelik dev ağaçlar kökünden devrilebilir. (Yaşarken karbondioksit emen ağaçlar, öldükten sonra karbondioksiti geri bırakıyor.) • NASA’dan James Hanson’a gore gezegen 1 milyon yıldan beri en sıcak günlerini yaşıyor. Hanson ekliyor: "Bir şeyler yapmazsak “2015’i zor görürüz.” • Bu ne karamsar tahmin demeyin. Beteri var. Tabiat ana teorisini ortaya atan bilim insanı James Lovelock ise “Artık iş işten geçti, ne yapsak boş” görüşünü savunuyor ve o da ekliyor: “Kuzey Kutbu'nda bir 500 milyon kişi kalırsa kalır, diğerleri için yapacak bir şey yok.” • Kutuplar ısınıyor. Beyazken güneş ışınlarını yansıtan buzullar eridikçe, alttan lacivert deniz ya da kara parçası çıkıyor. Daha koyu olan buzul güneşi geri yansıtamıyor ve böylece daha çok ısınıp daha çok eriyor. Tam bir kısır döngü. • Eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore bu konuda bir belgesele imza attı. Adı “An Inconvenient Truth”. Türkçeye “uygunsuz gerçek ya da rahatsız edici gerçek" olarak çevrilebilir. Hâlâ ülkemizde gösterime girmedi, bekliyoruz. • Konuyla ilgili yeni bir de keşif var. Okyanusların dibinde buz kristalleri şeklinde Yasak KelimelerYasak KelimelerYasak KelimelerYasak Kelimelern gazı yumruları milyonlarca yıldır kimseyi rahatsız etmeden bekliyordu. Isınmayla ve altında kaldıkları buzulların erimesiyle ortaya çıkmaya başladılar. Bu ne demek? Yasak KelimelerYasak KelimelerYasak KelimelerYasak Kelimelern salınımının artması demek. Şöyle söyleyeyim: Yasak KelimelerYasak KelimelerYasak KelimelerYasak Kelimelern, küresel ısınmada, karbondioksitten 20-22 kat daha etkili. • Dünya tarihinde ilk kez bir meskun ada haritadan silindi, üstünü sular kapladı. Yok artık. Hindistan’da Bengal Körfezi’nde, 10 bin kişinin binlerce yıldır yaşadığı bir ada geçtiğimiz ay boşaltıldı. Yani küresel ısınma dünya haritasını değiştirecek kadar “cüretkar.” Üstelik bu sadece başlangıç, devamı gelecek göreceksiniz. • Aslında gezegen 251 milyon yıl once de benzer bir felaket yaşamıştı. Nedeni tam belli olmasa da, Sibirya’daki volkanik patlamalar etkili olmuştu. O zamanki sıcaklık artışı 6 dereceymiş. Dünya 15 yılda 6 derece ısınmış ve felaket olmuş. Şimdiki beklenti ne, biliyor musunuz? Önümüzdeki yıllarda gezegenin ısısı yine 6 derece artacak. O zaman sadece Yasak KelimelerYasak KelimelerYasak KelimelerYasak Kelimelern salınımıymış problem, şimdi bir de endüstri devrimiyle gelen karbondioksit de var. Uzun lafın kısası yaşamın yüzde 90’ı yok olacak.
Peki ne yapılmalı? Tüm yük bizim kuşağın omuzlarında. Yani muz ya da torunumuzun elinden bir şey gelmez, vakit yok çünkü. Herkesin bildiği, bizim de içinde bulunduğumuz birkaç ülke dışında tüm dünyanın taraf olduğu KYOTO Protokolü aslında sembolik bir anlam taşıyor. Herkes uysa, gaz salınımları yüzde 5 azalacak. Ama dünyanın acilen ihtiyacı olan rakam ne? Yüzde 60! Hatta bu rakam ABD için yüzde 90! Haydi bunlar devlet politikaları, bireysel olarak ne yapabilirim derseniz, işte size Ömer Madra’dan birkaç tavsiye: • Evlerde, bildiğimiz Tungsten ampuller artık kullanılmamalı. Yerine yüzde 75 daha az enerji harcayan tasarruflu ampuller var. Her yerde satılıyor. • Göğü ısıtmak kadar çılgınca bir şey olamaz. Kafelerin bahçelerindeki o gazlı, şemsiye şeklindeki ısıtıcılar kullanılmamalı. Fenerbahçe taraftarı kış mevsiminde üşümesin diye Saracoğlu Stadı ısıtılmamalı. • Plazma TV’ler, gerçekten ihtiyaç yoksa satın alınmamalı. Vergi oranları artırılmalı. Muazzam enerji harcıyorlar çünkü. • Otomobil kullanımında ortak havuza geçilmeli. • Belki de en yaygın yanlış, elektrikli cihazlar “stand by” yani bekleme konumunda bırakılmamalı. Orada da yüzde 25’e varan enerji kaybı söz konusu çünkü. Üstünden kapatmak o kadar da zor değil
|
|
|
|
|
Logged
|
yasin
|
|
|
|
scintilla
|
 |
« Yanıtla #2 : Haziran 22, 2007, 02:13:43 ÖS » |
|
Öncelikle selamlar arkadaşlar. Birşey öğrenmek istiyorum. Bu bahsetiğiniz yasak kelime ne oluyor acaba?
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
future
|
 |
« Yanıtla #3 : Haziran 22, 2007, 02:51:08 ÖS » |
|
Türkiye suyu tasarruflu kullanmıyor.İnsanlar bir gün tükeneceğinin farkında değil.
|
|
|
|
|
Logged
|
spherical
|
|
|
|
globalwarming
|
 |
« Yanıtla #4 : Haziran 22, 2007, 03:07:05 ÖS » |
|
Öncelikle selamlar arkadaşlar. Birşey öğrenmek istiyorum. Bu bahsetiğiniz yasak kelime ne oluyor acaba?
Mesajını Türkçe yazarsan sevinirim. Mesajını düzenlemek zorunda kaldım. Sitemizin portal kısmındaki yorum formunu görmüşsünüzdür. Form aracılığıyla yapılan küfürler sebebiyle onay olayı getirdik. İsterdik ki, diğer ülke insanları gibi medeni olalım. Yorumlar onaya gerek kalmadan yayımlansın. İsterdik ki onlar gibi dilimize sahip çıkalım. Küfretmeyi, "sewiorum, we, qahretsin" şeklinde kelimeler yazmayı maharet sanıyoruz. "Biz Türk'üz" demeyi biliyoruz da dilimizi doğru konuşamıyor, yazamıyoruz. Evet haklısın. Sitemizin forum kısmında da yasaklanan kelimeler var. Sen ya bu kelimelerden birini kullanmaya çalıştın ya da yasaklanan kelimeyi içeren bir kelime kullandın. Büyütülecek bir sorun değil. Dilimizde neredeyse her kelimenin eş anlamlısı var. Onları kullan. Konu açıldığına göre devam edelim. Yorumlarda ve forumlarda "dilimiz" katledilecek olursa uğraşmayacağım. Görür görmez sileceğim. Kimi tüm yazısını büyük harflerle yazar, kimi alfabemizde olmayan harfleri kullanır, kimi harfleri gereksiz yere uzatır. Her mesajı düzenlemek istesem zaman yeter mi? Arkadaşınıza kısa mesaj göndermiyorsunuz. Lütfen.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
toprak18
|
 |
« Yanıtla #5 : Temmuz 11, 2007, 10:03:56 ÖS » |
|
küresel ısınmaya alınan önlemler elektirik ve petrolle çalışan eşyayı değersiz hale getirerek insanların artık birbirlerini görme zamanının geldiğini göstermektedir. eğer insanlık kurandan ayrılıp batıl ilimler ile uğraşmasa idi bineklerimiz at yakacaklarımızda odun ateşi olurdu küresel ısınmaya herhangi bir katkımız olmaz ahirettede bundan hesaptan geçmezdik.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
globalwarming
|
 |
« Yanıtla #6 : Temmuz 11, 2007, 10:23:56 ÖS » |
|
Öncelikle selamlar arkadaşlar. Birşey öğrenmek istiyorum. Bu bahsetiğiniz yasak kelime ne oluyor acaba?
Mesajını Türkçe yazarsan sevinirim. Mesajını düzenlemek zorunda kaldım. Sitemizin portal kısmındaki yorum formunu görmüşsünüzdür. Form aracılığıyla yapılan küfürler sebebiyle onay olayı getirdik. İsterdik ki, diğer ülke insanları gibi medeni olalım. Yorumlar onaya gerek kalmadan yayımlansın. İsterdik ki onlar gibi dilimize sahip çıkalım. Küfretmeyi, "sewiorum, we, qahretsin" şeklinde kelimeler yazmayı maharet sanıyoruz. "Biz Türk'üz" demeyi biliyoruz da dilimizi doğru konuşamıyor, yazamıyoruz. Evet haklısın. Sitemizin forum kısmında da yasaklanan kelimeler var. Sen ya bu kelimelerden birini kullanmaya çalıştın ya da yasaklanan kelimeyi içeren bir kelime kullandın. Büyütülecek bir sorun değil. Dilimizde neredeyse her kelimenin eş anlamlısı var. Onları kullan. Konu açıldığına göre devam edelim. Yorumlarda ve forumlarda "dilimiz" katledilecek olursa uğraşmayacağım. Görür görmez sileceğim. Kimi tüm yazısını büyük harflerle yazar, kimi alfabemizde olmayan harfleri kullanır, kimi harfleri gereksiz yere uzatır. Her mesajı düzenlemek istesem zaman yeter mi? Arkadaşınıza kısa mesaj göndermiyorsunuz. Lütfen. Sayın hakan bey Yaptığınız gerçekten takdir edilecek bir iş. Çünkü Türkiye'de internet kullandığını zanneden ve kendisinin yazışmadan çok iyi anladığını iddia eden ama kullandığı kelimeler (ewet, chilek) gibi Türkçemizi aşağılayan kelimeler kullanan sömürülmüş zavallılar var. Bu kişiler bana göre bir zavallı ve kendileri beyinen sömürülmüş olan kişilerdir. Türkçe harflerin kullanılması ve yabancı kelimelerin gerekmedikçe kullanılmaması için küresel ısınma gibi bununla da mücadele etmeliyiz. Çünkü bizim ülkemiz sömürge bir ülke değil. Desteğin için teşekkür ederim.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
globalwarming
|
 |
« Yanıtla #7 : Temmuz 11, 2007, 10:26:14 ÖS » |
|
küresel ısınmaya alınan önlemler elektirik ve petrolle çalışan eşyayı değersiz hale getirerek insanların artık birbirlerini görme zamanının geldiğini göstermektedir. eğer insanlık kurandan ayrılıp batıl ilimler ile uğraşmasa idi bineklerimiz at yakacaklarımızda odun ateşi olurdu küresel ısınmaya herhangi bir katkımız olmaz ahirettede bundan hesaptan geçmezdik.
Dün gece yazışmıştık sizinle. İletinizi hatırladım. Kontrol etmek için de e-posta adresinize baktım. Hoşgeldiniz.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
ekoloji.org
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #8 : Temmuz 12, 2007, 02:18:16 ÖS » |
|
küresel ısınmaya alınan önlemler elektirik ve petrolle çalışan eşyayı değersiz hale getirerek insanların artık birbirlerini görme zamanının geldiğini göstermektedir. eğer insanlık kurandan ayrılıp batıl ilimler ile uğraşmasa idi bineklerimiz at yakacaklarımızda odun ateşi olurdu küresel ısınmaya herhangi bir katkımız olmaz ahirettede bundan hesaptan geçmezdik.
Çok yanlış düşünüyorsunuz. Kuran ın matbaa da çoğaltılması, Arabistana gitmek için kullandığımız araçlar batılı insanların birer ürünüdür. Ayrıca bu gün odun ve kömüründe (Eski insanların! kullandığı küresel ısınmaya tetikleyen öğelerdendir) küresel ısınmada kesin bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bugün temiz enerjilerden olan rüzgar ve güneş santralleri de sizin o İslamdan uzak diye tabir ettiğiniz batı ilimlerin birer ürünüdür.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Green-Earth
Hayvansever Doğacı
Saygıdeğer Üye
  
Offline
Mesaj Sayısı: 245

Uygunsuz Gerçek Felaketler Getirebilir
|
 |
« Yanıtla #9 : Temmuz 19, 2007, 01:58:00 ÖS » |
|
Bilgilerinizi ve önerilerinizi paylaştığınız için herkese teşekkür ediyorum.
|
|
|
|
|
Logged
|
Dünya bizim evimiz. Hep beraber Dünyamızı temiz ve yeşil bırakmaya özen gösterelim.
Gelememiştim tekrar herkese merhaba!Doğacı olmaya and içtik ölümüne doğacıyız!!
|
|
|
|
sahillerindostu
|
 |
« Yanıtla #10 : Ağustos 22, 2007, 08:49:23 ÖS » |
|
paylaşımın için teşekkür ederim
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
havayifisek
|
 |
« Yanıtla #11 : Ağustos 24, 2007, 08:42:16 ÖS » |
|
Yazdığınız şeyler güzel şeyler ama birkaç kişinin uygulamasıyla da olmaz ki. Tüm yük bizim kuşağın omuzlarında.
demişsiniz mesela. Kuşak demişsiniz. Kuşak, o yıllarda yaşayan bütün insanları kapsar. Birkaç kişiyi değil. Bu susuzlukta hala ben 1,5 saatten az zaman süecek şekilde banyo yapamam, çocukluğumdan beri alışmışım değiştiremem diyen insanlar olduğu sürece bizim çabalarımızın hepsi boşa gidiyor demektir. Biz bir gram su boşa gitmesin diye el yıkama aralarında bile suyu kaparken milletin uzun uzun banyo yapması (hatta küveti, jakuziyi dolduranlar bile var) çok sinirime dokunuyor. Onlar yüzünden haketmememize rağmen ileride biz de susuzluk çekeceğiz. Bu nedenle çok ciddi yaptırımlar uygulanmalı. Su karnesi, jakuzi yasağı gibi uygulamalar olabilir mesela. Otellere, aquaparklara su zammı yapılsın. Ayrıca bazı insanlar çimlerin sulanmasını doğru bulmuyor. Neden? O da canlı. Hatta havanın oksijen oranı için bizden çok daha gerekli. Kaçınılması gerekilen şey "biliçsiz" sulamadır; sulama değil.
|
|
|
|
|
Logged
|
Jakuzi dolduranlar, halıyı hortumla yıkayanlar, ağaçları yakanlar çocuklarımızın katilidir!
|
|
|
|