Skip to content
darkorbit
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: küresel ısınmaya şavaş açtıla\\\\\\\  (Okunma Sayısı 2585 defa)
kuresel-ısınma.org
yasinn
İlgili Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 97



yasinnn


WWW
« : Haziran 06, 2007, 10:50:18 ÖÖ »



küresel ısınmaya savaş açtılar
Geleceği göremeyen turizm devleri küresel ısınmaya savaş açtı
12 Mayıs 2007 Cumartesi 07:06

Son yıllarda küresel ısınma nedeni ile hedeflerini tutturamayan ve gelecek öngörülerini yapmakta zorlanan turizm devleri sosyal sorumluluk projelerine daha sıkı sarıldı.

 

Dünya çapında otelleri olan Rezidor Grup, küresel ısınmanın baş sebeplerinden biri olan karbon gazı salınımını azaltmak için çalışan The Carbon Neutral Company'e bağışta bulunuyor. Hilton, "We Care-Önemsiyoruz" sloganı ile çalışanlarına enerji, su, atık ve kimyasallar alanında tasarrufa yönelik eğitimler veriyor. Magic Life, yanan bir orman alanını turistlerle birlikte yeniden canlandırıyor.

Tüm dünyayı etkisi altına alan küresel ısınma, turizmcilerin de en önemli gündem maddesi oldu. Son bir-iki yıldır küresel ısınma nedeni ile hedeflerini tutturamayan ve gelecek öngörülerini yapmakta zorlanan turizim devleri sosyal sorumluluk projelerine daha sıkı sarıldı.

Küresel ısınmayı önlemek amacıyla çalışma yapan otel zinciri Rezidor Group, özellikle üretilen karbon gazı oranına dikkat çekmek için The Carbon Neutral Company ile işbirliği yaptı. Daha çok iş seyahati yapanların konakladığı Radisson Sas otellerinde öncelikle bir işadamının iş seyahati için neden olduğu karbon gazı emisyon oranı tespit edildi. Yapılan tespitlere göre araba ile seyahat ve otelde 1-2 gece konaklama sonucunda bir kişi toplam 270 kg karbon gazı salınımına neden oluyor.

Rezidor Group, konuklarının neden olduğu karbon gazı salımının etkisini azaltmak için çareyi bağış yapmakta bulmuş.

 

Miller ile bağış oluyor


Türkiye'de Rezidor Grubu'na bağlı olarak faaliyet gösteren Radisson Sas Conference & Airport Hotel İstanbul da bu kampanyayı destekliyor. Radissos Sas Satış ve Pazarlama Direktörü Eylem Fındık, kampanyanın ayrıntıları ile ilgili şu bilgileri veriyor: "Radissos Sas otellerinde birinde bir gece konaklayan kişi ortalama 3 bin Gold Points (mil) kazanıyor. İsterse bu miller karşılığında istediği Radissas Sas otelinde yeni bir konaklama imkânı alabiliyor. Yapılan işbirliğine göre ortalama bir iş seyahatinde misafirlerin yaydıkları sera gazı emisyonlarını dengelemek mümkün. Buna göre misafirlerin ortalama bir iş seyahatinde yaydıkları 279 kg karbonu dengelemek için Rezidor Group müşterinin hesabındaki 2 bin mili onun adına The Carbon Neutral Company'e bağışlayabiliyor."

Rezidor Group müşterileri tarafından yapılan bağışlar ise Neutral Company tarafından Hindistan'da yapılması planlanan rüzgâr enerjisi projesine, Jamaika'da enerji tasarrufu projesine ve ABD'de metan gazı depolanması projesinde kullanılıyor.

Grubun küresel ısınmaya karşı yaptığı çalışmalar bununla da sınırlı değil. Küresel ısınmadaki etkiyi minimuma düşürmek için Rezidor Group otellerinde 2001 yılından bu yana enerji yönetimi uygulanıyor. Bu kapsamda 2006 yılında bir önceki yıla göre metrekare başına düşen enerji tüketimini yüzde 8 oranında azalttıklarını kaydeden Radisson Sas Conference & Airport Hotel İnsan Kaynakları Müdürü Sibel Akbay ise "Bu orana ulaşmak için otellerin yüzde 70'inden fazlasında anahtar kartı, enerji tasarruflu aydınlatma, sensörler ve zamanlayıcılar kullanıldı. Örneğin tuvaletlerdeki sifonların su hacmini azaltıp basınç miktarını yükselttik. Az su ile aynı işlevi elde ettik. Yine alternatif enerji çözümleri için çalışmalar yapıldı. Gruba ait bazı otellere güneş panelleri yerleştirildi. Diğerleri için de yenilenebilir enerji üzerinde çalışılıyor. Sefaköy'deki otelde de ısı panelleri kullanılıyor" dedi.
Hilton da çevreyi önemsiyor
Sürdürülebilir çevre için harekete geçen otel zincirlerinden birisi de Hilton. Firma, 2006 yılı içinde enerji, su, atık ve kimyasallar alanlarında, bütün Hilton çalışanlarının katıldığı bir tasarruf ve geri-dönüşüm girişimi başlattı. Projenin sloganı ise "We Care-Önemsiyoruz". Hilton otellerinde 2006 yılında alınan eğitimlerin başarısı ile 2007 yılı boyunca enerji, su, atık ve kimyasallar alanında tasarrufa yönelik çalışmalar hızlandırıldığını kaydeden Hilton İnsan Kaynakları Direktörü Sandra Gülerşen, "Günümüzün önemli sorunu olan ‘Küresel Isınma’ya karşı koyabilmek adına da içeriğinde belli başlı aksiyon planları barındıran "We Care" programı sürdürülebilir toplum ve sürdürülebilir çevre konularında da kamuoyuna ve sektörel paydaşlarına örnek oldu" dedi.
Bu proje ile hedeflenenin sadece doğal kaynakların daha etkin ve etkili yönetimi olmadığını vurgulayan Gülerşen, şöyle devam etti: "Bütün çalışanlarımız bu çerçevede belirledikleri hareket planları ile enerji kullanımı, su tasarrufu, kimsayalların daha az kullanımı ve atık yönetimi gibi alanlarda proaktif yaklaşımlar geliştirerek çevre koruma ve kazanım doğrultusunda katkı sağlıyor. Bu alandaki vizyonumuzu ve yaklaşımımızı misafirlerimizle olan ilişkilerimize de yansıtıyoruz. Odalarda kullanılan bilgilendirme kartları ile müşterilerimizi bizimle birlikte bu uygulamalara katılmaya davet ediyoruz.”
Mövenpick Hotels & Resorts Başkanı ve CEO'su Jean Gabriel Peres de otel zinciri olarak küresel ısınmanın bilincinde olduklarını belirterek şunları söyledi: "İsviçreli bir otel zinciri olarak bu ülkenin çevreye olan önemini ve ilgisini herkes bilir. Otel zinciri olarak biz Almanya pazarında çok aktifiz. Örneğin birçok tatil köyü ve otelimizin müşterilerini Almanlar oluşturur. Çünkü Alman tur operatörlerinin en çok tercih ettiği otellerden biriyiz. Bunların bizi tercih etmelerindeki en önemli sebep ise çevre konularına duyduğumuz hassasiyet. Çünkü biliyorsunuz Alman tur operatörleri bir otele misafir gönderirken önce çevreye uyumlu bir tesis olup olmadığına bakar. Bu konuda çok uzun yıllardır çalışmalar yapıyoruz. Ama reklam yapmamayı tercih ediyoruz. Çünkü bunu pazarlama taktiği olarak kullanmıyoruz."
Ormanı ağaçlandırıyor
Küresel ısınmaya dikkat çekmek için çalışma yapan gruplardan birisi de 2004 yılında Alman tur operatörü TUI tarafından satın alınan Magic Life. Grup, Antalya bölgesinde daha önce yanan bir ormanlık alanı ağaçlandırmak için çalışmalara 2 ay önce başladı. 16 yıldan bu yana turizm sektöründe faaliyet gösteren Magic Life olarak turizmin geleceğinin çevreye bağlı olduğundan hareket ettiklerini vurgulayan Magic Life Center Genel Müdürü Başak Erel, "Bu kapsamda Antalya'da 300 dönümlük bir alanı ağaçlandırma çalışmalarına başladık. Turistleri de bu konuda bilinçlendirmek için ağaç dikmeye götürüyoruz" dedi. 
Logged

yasin
kuresel-ısınma.org
yasinn
İlgili Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 97



yasinnn


WWW
« Yanıtla #1 : Haziran 10, 2007, 02:49:05 ÖS »

AB küresel ısınmayı durdurmak için hedeflerini belirledi

Küresel ısınma Türkiye'de olduğu gibi tüm dünyada da en çok konuşulan ve tartışılan konuların başında geliyor. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli, geçen ay Paris'teki toplantısında son yüz yıldaki artışın 0,74 C'ye ulaştığını belirtmiş, kutup bölgelerinde yaşanan ısınmanın da 125.000 yıldır görülmemiş bir sıcaklık artışını ortaya koyduğunu belirtmişti.

Sevinsek mi üzülsek mi bilemiyorum ama sıcaklık arttıkça tartışmaların harareti de artıyor ve küresel ısınmayı durdurmak için alınan önlemler de çıta yükseliyor.

Mart ayında yapılan toplantıda AB'ye üye 27 ülke sıkı pazarlıklar sonucunda Kyoto Protokolü'nü de gölgede bırakan bir hedefte uzlaştılar ve seragazı emisyonlarını 1990 seviyesinin yüzde 20 altına indirmeye karar verdiler. Bilindiği gibi Kyoto Protokolü, 2008-2012 arasındaki ilk dönemde sadece yüzde 5,2'lik bir indirimi hedefliyor. AB üyeleri, bu hedefe ulaşmak için izlenecek yolda da anlaşmaya vardı. 2020 yılına kadar tüketilen enerjinin yüzde 20'si yenilenebilir enerji kaynaklarından yani rüzgârdan, güneşten, küçük su santrallerinden sağlanacak, birçok ev ve işyerinde verimli ampuller (kompakt floresanlar) Edison Amca'nın hediyesi ampullerin yerlerini alacak. Daha çok izalasyon ve daha çok toplu taşımacılık anlamına gelen bu tedbirlerin alınmasında ülkeler kendi tercihlerini kendileri belirleyecek. Bu hedeflerin zorunlu olması küresel ısınmayı durdurmaya çalışanları sevindirse de nükleer enerjiyi çözümlerin arasına katmaya çalışan Fransa ve zorunlu hedeflerin kendi enerji politikalarını etkileyeceğini düşünen bazı Doğu Avrupa ülkeleri ise çok memnun görünmediler. Polonya ve Slovakya bu hedeflere ulaşmak için paralarının olmadığından yakındılar ve adeta Türkiye'nin Kyoto'ya imza atıp ardından onaylamasına (Bu ayrıntı gözden kaçırılıyor. Örneğin ABD ve Avustralya Kyoto'ya imza attı ancak taraf olmayı reddetti. ABD Başkanı George Bush'un başa gelmesinin bunda büyük payı olduğu düşünülüyor. Yine yanlış bilinen bir bilgi de Çin'in Kyoto'ya taraf olmadığı. Çin, Kyoto'ya taraf ancak ilk dönem için seragazı azaltma yükümlülüğü yok) karşı çıkan muhaliflere göz kırptılar.

 Kararı memnuniyetle karşılayanlar arasında BM Sekreteri Ban Ki-moon, bu kararın iş dünyasının daha ileri teknolojiler bulması için yatırım yapmasına yol açacağını söyleyerek mutluluğunu dile getirirdi. Bilim insanlarının konsensusu olan 2020'ye kadar yüzde 30 indirimin şart olduğunu söyleyen bazı çevreci kuruluşlar ise temkinliydi. Associated Press tarafından aktarılan Almanya Başbakanı Merkel'in sözleri ise gayet ilginçti. Merkel, herkesin hemen evindeki eski ampulleri çöpe atmasından bahsetmiyoruz ama dışarıdaki seçenekleri düşünmeye başlamasını istiyoruz dedi ve evindeki ampullerin birçoğunun verimli ampul olduğunu dikkat çekti. Merkel, 'Çok parlak değiller, halının üzerine bir şey düşürdüğümde bazen bulmakta zorlanıyorum' demeyi de ihmal etmedi.

Kyoto'yu imzalasak da mı saklasak, imzalamasak da mı saklasak tartışması

Türkiye Yeşilleri'nin başlattığı imza kampanyası 2 ay içinde 100 bin imzayı hedefliyordu ancak daha ilk ay içerisinde sayı 150 bini geçince ortalık biraz karıştı. Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin önderliğinde bazı akademisyenler ve bürokratlar Türkiye'nin Kyoto'ya taraf olması halinde büyük maddi zarara uğrayacağını söylüyor. Osman Pepe 20 milyar dolarlık yatırım gerek diyor ama bu hesabın nasıl yapıldığını bilen yok. Çünkü Türkiye'nin Kyoto Protokolü'ne nasıl imza atacağı aslında bilinmezliğini koruyor. Bu konuda doyurucu bir açıklama da Enerji Ekonomisi Derneği'nden (EED) geldi. Bilindiği gibi, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (İDÇS) Ek-I listesinde yer alan gelişmiş ülkeler, Kyoto Protokolü'nde seragazlarını indirmek zorunda olanların listelendiği Ek-B listesinin de temelini oluşturuyor. EED, 1997 yılında imzaya açılan ve 16 Şubat 2005 tarihinde yürürlüğe giren Protokol'e bugün itibarı ile 165 ülkenin taraf olduğunu belirtiyor ve Türkiye'nin durumunu şöyle açıklıyor: 'Türkiye, BMİDÇS'si Ek-I listesinde bulunmakla birlikte, Kyoto Protokolü Ek-B listesinde yer almamaktadır. Ayrıca, 2001 yılında BMİDÇS 7.Taraflar Konferansı'nda (COP7) alınan karara göre, Türkiye'nin Ek-I de yer alan diğer ülkelerden farklı bir durumda bulunduğu kabul edilmiş ve taraf ülkeler Türkiye'nin özel koşullarını tanımaya davet edilmiştir'. EED, Türkiye'nin Kyoto'ya yükümlülük almadan taraf olmasının, 'Temiz Kalkınma Mekanizması' gibi mekanizmalar sayesinde Türkiye için avantajlı olacağını da belirtiyor. Kısacası Türkiye'nin durumu ancak imza atmaya kara verdiğinde yapılan pazarlıklar sonucunda karar verecek ve ancak 2012 sonrası hayata geçecek ikinci döneme yetişecek gibi gözüküyor. AB'nin protokole taraf olma zorunluluğu getirdiği de düşünülürse sorumluluğumuzu yerine getirmek için harekete geçmek inkar etmekten daha akıllı bir girişim olacağa benzer. Kaldı ki; petrol, kömür ve doğalgaz gibi fosil yakıtlar yerine rüzgar, güneş gibi yerli kaynakları kullanma dillerden düşmeyen dışa bağımlılığa da çare olacak. Su kaynaklarına sahip çıkmanın, daha az tüketmenin, daha az atık çıkarmanın ve orman alanlarına villa yapmamanın, otoyollarda onlarca insanın ölmesini seyretmek yerine trenlerle seyahat etmeyi öğrenmenin Türkiye'ye zarar vereceğini söyleyenleri anlamak açıkçası biraz zor.
Karbon borsası, karaborsaya mı dönüştü?

Emisyon ticareti olarak da adlandırdığımız karbon borsası Kyoto Protokolü'nün en çok tartışılan yöntemlerinden biri olmaya devam ediyor. Her zaman çok eleştirilen 'kirleten öder' ilkesini esas alan bu yöntem sonucu firmalar kendilerine ayrılan kotaları aşmamak için kotaların altında kalan diğer firmaların borsaya sunduğu hisseleri alarak hesaplarını düzeltiyor. Protokol gereği yükümlülük altında olmayan firmalar da aynı işlemi bir sosyal sorumluluk projesi olarak yapmaya başladılar. Ne de olsa küresel ısınmaya duyarlı olmak artık çok moda! Yalnız iş yine çığırından çıkmışa benziyor. 10 Mart'taki sayısında New Scientist'in verdiği örnek dehşet verici. Avustralya'nın Brisbane kentinde düzenlenen geleneksel nehir festivalinde Australya Hava Kuvvetleri'nden bir jet uçağı, kutlamaya renk katmak için yakıtının büyük bir bölümünü gökyüzüne bırakıp ardından yakarak aşağıdakilere oldukça sıcak bir gösteri yapmış. Festivali organize edenler çok düşünceli olduğu için, saniyeler süren gösteride ortaya çıkan 68 ton eşdeğeri karbondioksiti emecek 300 adet fidanı toprakla buluşturduklarını bildirmişler. Ağaçların kaç yılda bu kadar karbondioksiti emeceği ise pek düşünülmemiş anlaşılan.

Bu örnekten yola çıkan New Scientist, özellikle ucuz olduğu için tercih edilen ağaç dikme gibi yöntemlerle atmosfere salınan karbondioksitin emilmesini öngören bu metodun ne kadar işe yaradığını tartışmaya açıyor. Özellikle Kyoto kapsamında olmayan ve bunu sosyal sorumluluk altında yapan firmaların bir pazar yarattığına dikkat çekilen makalede, 30 kadar aracı firmanın bu hisseleri internet üzerinden sattığına dikkat çekiyor. Açıkçası çevre için işlemiş olduğunuz günahlarınızı bir tuşa basarak silmek ne kadar etik, ciddi bir tartışma konusu. Merak edenler için söyleyelim, bu firmaların sattıkları CO2 'in ton fiyatı 7,5 pound ile 165 pound arasında değişiyor. Bazı ağaçlar zor büyüyor anlaşılan.
Karbon Borsası Her yıl 50 bin ton CO2 salımı yapan bir firmaya 45 bin tonluk bir limit konulduğunu düşünün. Bu firma, yıl sonunda CO2 salımlarını 40 binde tutmayı başarırsa, satabileceği 5 bin ton karbon hissesine sahip oluyor. Limit aşımında ise diğer kuruluşlardan bu hisseleri satın almak zorunda. Temiz karbon hisselerinin çokluğu ve azlığı da fiyatı belirliyor.
Nasıl Çalışıyor?
AB'nin 2012 yılına kadar, 1990 yılındaki emisyonlarını yüzde 8 azaltması için her üye ülkenin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesi gerekiyor. Her üyenin hedefi farklı ama amaç aynı; yüzde 8'lik ortalamayı yakalamak. Örneğin, Avusturya yüzde 8, Danimarka ve Almanya yüzde 21 azaltma hedefiyle yola çıkarken; Portekiz yüzde 27, Yunanistan yüzde 25 ve İrlanda 90 seviyesine göre artışlarını yüzde 13'ün üstüne çıkarmamak zorundalar. Tüm bu sınırlamalarla bağlantılı olarak, ülkelerin salabileceği miktarlar da belirlenmiş oluyor. İşlemlerin kolaylaştırılması için tüm sera gazları CO2 cinsinden hesaplanıyor ve karbon dioksit eşdeğeri olarak adlandırılıyor. Daha sonra her ülke, emisyon ticaretine dahil olan firmalarını ve onların kotalarını belirliyor. Bu kota normal koşullar altında atmosfere salınacak sera gazlarının daha altında bir rakam olarak belirleniyor. Firmalar bu sınırı aşmamak için ya teknolojilerini ya da üretim yöntemlerini değiştirmek zorunda kalıyorlar. Bir diğer seçenek ise kotalarının üstünde kalan her birim karbonu pazardan satın almak. Eğer bunu yapmazsanız bir cezası da var tabii. 2008'e kadar ton başına 40 Avro ödemek zorundasınız. 2008'den sonra bu rakam 100 Avro'ya çıkacak
Logged

yasin
Green-Earth
Hayvansever Doğacı
Saygıdeğer Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 245



Uygunsuz Gerçek Felaketler Getirebilir


« Yanıtla #2 : Temmuz 18, 2007, 02:30:16 ÖS »

Çok kötü bir durum...Paylaştığın için teşekkürler Kuresel-ısınma.org
Logged

Dünya bizim evimiz. Hep beraber Dünyamızı temiz ve yeşil bırakmaya özen gösterelim.

Gelememiştim tekrar herkese merhaba!Doğacı olmaya and içtik ölümüne doğacıyız!!
ozon
Firdevs
Genç Yönetici
Saygıdeğer Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 271



Durdurmak bizim elimizde...


« Yanıtla #3 : Temmuz 18, 2007, 05:57:51 ÖS »

Çok üzücü bir haber.İnşallah Türkiye en kısa zamanda Kyoto'yu imzalar. Paylaşım için teşekkürler.
Logged

Yaşayabileceğimiz tek bir dünya var...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

www.kuresel-isinma.org
Sitemize destek vermek için lütfen aşağıdaki kodları sitenizin ana sayfasında uygun bir yere ekleyin.
<a target"_blank" href="http://www.kuresel-isinma.org" title="küresel ısınma">www.kuresel-isinma.org</a>