Skip to content
darkorbit
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Naldökenliler: Nefes alamıyoruz  (Okunma Sayısı 396 defa)
sahillerindostu
erkan ilkay (küresel ısınma karşıtı)
Genç Yönetici
Bilgili Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2117



Lütfen imzama bakın


WWW
« : Şubat 06, 2008, 08:56:25 ÖS »



İzmir’de Bornova’ya bağlı Naldöken mahallesi tozdan geçilmiyor. Çimento fabrikalarının yarattığı soruna taş ocakları da eklendi

İzmir’in Bornova ilçesine bağlı Naldöken Mahallesi Batı Çim ve İzbeton fabrikaları ve taş ocaklarının yarattığı çevre kirliliğiyle boğuşmaya devam ediyor. Mahallede astım ve kanser hastaları giderek daha da fazlalaşıyor. Naldöken köyünde fabrikanın kuruluşundan bu yana 100’den fazla kişi kanserden hayatını kaybetti. Mahalledeki mücadeleyi örgütlemek için kurulan Naldöken Kültür ve Dayanışma Derneği yöneticileri temiz bir İzmir istediklerini belirterek herkesin haykırışlarına kulak vermesini istediler.
İsmail Gümüş (Çimento Fabrikalarına ve Taş Ocaklarına Karşı Girişim Hareketi Dönem Sözcüsü): Bizler yöre halkı olarak özellikle son iki yıldır taş ve mıcır tesislerinin ve de çimento fabrikalarının kaldırılması için mücadele veriyoruz. Ama gelinen noktaya baktığımızda bu gibi insan sağlığına ve çevre kirliliğine, tahribata yol açan bu tesislerin yaşam alanlarının en az 25 km dışına taşınmalarını isterken İzmir’e, Bornova’ya nispet yaparcasına Evka-3, Doğanlar, Pınarbaşı, Naldöken, Yeşilçam, Ulucak ve Çiçekliköy arasına yeni taş ve mıcır tesisleri açılmaktadır. Bu bölgelerin daha bir yıl öncesine kadar SİT alanları olduğu Orman Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, Büyükşehir ve Bornova belediyeleri tarafından çok iyi bilinmektedir. Nasıl oldu da SİT alanlarına halktan habersiz hiç kimseye sorulmadan, ÇED raporu hazırlanmadan taş ocağı yapılıyor? Oysa bu bölgelerde on binlerce insan yaşamakta. Bizler temiz bir hava solumak istiyoruz, temiz bir Bornova temiz bir İzmir istiyoruz. İzmir’i seven herkes bu haykırışımıza kulak versin ve bu mücadelemizde yanımızda olsun.
Tanju Özbek (Naldöken Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı): Burada hangi evin kapısını çalarsanız çalın herkesten tozla ilgili şikayetler duyarsınız. İnsanlar her gün bahçelerini yıkamak zorunda kalıyor, çünkü yıkamazsanız tozdan hiçbir şey yapamıyorsunuz. Birçok insanda üst solunum yolu hastalıkları var ve biz biliyoruz ki bunların birçoğu çimento fabrikasının yaydığı tozdan kaynaklanıyor. Biz çimento fabrikasıyla uğraşırken 9 şirketin kuracağı taş ocaklarını açmaya başladılar. Bize taş ocaklarının mahallenin 2 km uzağına kurulacağı söylenmişti. Oysa gidip incelediğimizde mesafenin yaklaşık 1 km olduğunu gördük. Bunlara karşı biz de dava açtık. Bu davanın sonucunu bekliyoruz. Yürüyüşler yapmayı planlıyoruz. Daha çok insan tepki gösterirse sonuç almamız daha kolay olur diye düşünüyoruz.
Senem Pilavcı (Ev hanımı): Yıllardan beri tozla yaşıyoruz. Her tarafımız toz. Fabrika kadar çok ses çıkarıyor ki çocuklarımız akşam ders çalışamıyor. Zaten durumumuz olmadığı için onları dershaneye yollayamıyoruz birde gürültüden evde de çalışamıyorlar. Benim de sesten uykularım kaçıyor. Birçok gece uyuyamıyorum. Burada akciğer ve gırtlak kanserinden ölenlerin sayısı arttı. Toz, kanser mi yapar diyorlar. Fabrika kontrol ekibi gönderecekti onu da göndermediler. Kızımın böbreklerinde çok küçük yaşta kum vardı. Ama yine de insana zarar vermez fabrika diyorlar. Biz sağlığımızın peşindeyiz. Ve bunun için her yere gittik, baş vurduk. Bahçedeki bir günlük tozu toplayıp gittim belediye başkanına ama benimle görüşmedi.
Leyla Karadağ (Ev hanımı): Toz ve çevre kirliliğinden çok rahatsızız. Çocuklarda astım bronşit çok fazla. Naldöken’de başka yerlerdekinden iki kat daha fazla üst solunum yolu hastalıkları var. Fabrika özellikle hafta sonları ve geceleri filtreleri kapatıyor; randıman yüksek olsun diye. Arayıp durumdan rahatsızlığımızı söylediğimizde de elektrikler kesik diyorlar. Biz de nefes alamıyoruz. Yaptığımız temizlik hiç belli olmuyor.
Leyla Taşkıran (Ev hanımı): Çamaşırlarımız, evlerimiz kirleniyor. İki güne bir evi temizliyorum ama hep aynı. Mıcır ocakları da kuruldu mu bizim işimiz bitti. Biz neyse de torunlarımız ne olacak. Gelinimin çocuğu iki aylıkken öldü. Tabii onlar zengin, kuvvetli onun için bizim onlara gücümüz yetmiyor. Kardeşim dışarıda yaşıyor, mıcır ocakları da kuruldu mu o köyü terk edin artık diyor. Yürüyüşler yaptık toza, çimentoya karşı ama daha kuvvetli yapmak lazım yoksa çocuklarımız yaşayamayacak. (İzmir/EVRENSEL)




http://www.cmo.org.tr/yeni/bashaber.php?id=1312
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

www.kuresel-isinma.org
Sitemize destek vermek için lütfen aşağıdaki kodları sitenizin ana sayfasında uygun bir yere ekleyin.
<a target"_blank" href="http://www.kuresel-isinma.org" title="küresel ısınma">www.kuresel-isinma.org</a>