Skip to content
darkorbit
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kuşatılan Çevremiz Ertuğrul Ünlütürk  (Okunma Sayısı 206 defa)
sahillerindostu
erkan ilkay (küresel ısınma karşıtı)
Genç Yönetici
Bilgili Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2117



Lütfen imzama bakın


WWW
« : Haziran 23, 2008, 10:20:37 ÖS »



 Kuşatılan Çevremiz Ertuğrul Ünlütürk



KUŞATILAN ÇEVREMİZ Erluğrul Ünlütürk eunluturk@gmail.com

Yalancının mumu Kışladağ Alün Madeni'nin derin hikayesini anlatmaya sayfalar yetmez, burada çevrilen işlere de bizim aklımız ermez. Anlatalım da aklı eren varsa buyursun bakalım.

Evrensel okurları aslmda iyi bilir bu hikayeyi. Bu maden, 2006 yılında Enerji Bakanı Hilmi Güler tararından açıldı, işletmecisi de Kanadalı bir şirketin yerli firması. Madenin açılışı da epey görkemliydi, ünlü bir TV programcısı sunuculuk yapmışu, şimdi de TV'lerde altın madenciliği üzerine övgüler diziyor.

Maden işletmesinin çalışmaya başlamasından sonra, çevreye verdiği zararlar hemen hissedildi; İnay köylülerinde toplu zehirlenmeler görüldü. Yöre halkı, sivil inisiyatifler ve meslek odaları omuz omuza kararlı bir direniş başlattılar ve tesis, 2007 yılının Ağustos ayında Danıştay kararı ile kapatıldı; halen de hukuksal anlamda kapalıdır. Kapatma kararından sonra neler olduğunu şimdi biraz kurcalayalım.

Kanadalı siyanürcü şirket, ticari laktik gereği önce bir süre sessiz kalarak yargı kararlarına saygılı olduğu görüntüsünü verdi. Bu sessizlikte hem gizliden gizliye üretime yeniden başlamanın yolunu yaparak yeni iş makinalan getirdi, hem de derin bir lobi faaliyetine başladı. Şirketin patronu, firmasının antetli kağıdı ile Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'e 8 Kasım 2007 tarihli bir mektup yazdı. Mektupta Tüzmen'e özetle diyor ki: "Ben bu işe çok para harcadım, yöreye birçok altyapı yatırımı yaptım, 600 kişiye iş verdim ama bu sizin Danıştay tuttu benim madenimi kapanı, zaten bu Danıştay kararı da muallaktadır. Benim de size güvenim kalmadı, bundan sonra Türkiye'deki yatırımlarımı geri çekerim. 27 Kasım'da Ankara'ya gelip sizinle görüşeceğim. Hem ben Başbakanlık Yabancı Sermaye Danışma Kurulu üyesiyim." Patron dediğin işte böyle olur, gözdağı verir.

Geçen yıl Çevre Mühendisleri Odası bu mektubu,ele geçirdi ve araştırdı ki böyle bir kurul yek. Bu ibretlik mektubu da 12 Aralık 2007 tarihinde kamuoyuna duyurarak Bakan Tüzmen'den böyle bir görüşmenin olup olmadığını, eğer olduysa da ne görüştüğünü açıklamasını istedi [1]. Beklendiği gibi bu açüdama yapdmadı ama bu arada maden tekrar açıldı, maden için köylülerin toprağına el konularak yeni kamulaştırmalar yapıldı, neler oldu neler... Evrensel'de Özer Akdemir'in haberlerinde okudunuz hep bunları.

Bakan Tüzmen beklenen açıklamayı yapmayınca, Çevre Mühendisleri Odası bu konuyu İstanbul Milletvekili Ufuk Uras ile görüşerek soru önergesi yoluyla TBMM gündemine taşımayı kararlaştırdı. Uras'ın verdiği 14 Mart 2008 tarihli yazdı soru önergesine ilişkin Çevre ve Orman Bakam Veysel Eroğlu, TBMM'ye 6 Mayıs 2008 tarihli bir cevap yazmış [2]. Şimdi o ibretlik mektup için sorulan sorujara verilen, tırnak içindeki ibretlik cevaplara bakalım. I "Sn. Kürşad Tüzmen'e yazılan böyle bir mektup kaydına rastlanılmamıştır." Bakan Eroğlu doğru söylemiyor, çünkü öyle bir mektup var ve kopyası da bende Patronun imzasını da şirket belgelerinden bulup kontrol ettim, imza da tutuyor. Bakan Eroğlu önce kendi bakanlığının evrak kayıtlanna bir baktırsın, bulamazsa ben yollarım ona. Sayın bakanın ya bakanlığında olan bilenden haberi yok, ya da TBMM'ye bilerek yanlış bilgi veriyor, inkar yiğidin kalesidir derler, dayanın yiğitler. "TC.

Başbakanlık Yabancı Sermaye Danışma Kurulu diye bir kurul yoktur." Yani siyanürcü patron, olmayan bir unvanı kullanıyor. Bu şahıs hakkında yasal işlem yapılması gerekiyor.

"Kışladağ Altm Madeni'nin tekrar faaliyete geçmesi, Çevre ve Orman Bakanlığı Hukuk Müşavirliği'nin uygun görüşüne uyanmaktadır." Bu talihsiz ve akla ziyan cevapla yakalanıyor Bakan Eroğlu; yani kendi atadığı hukuk müşavirinin görüşüne uyuyor ama Danıştay'ın kararına uymuyor.

Özetle bu senaryo çok açık sevgili okurlar, kendim yazdım kendim oynadım misali. Siyanürcü şirket toplumsal muhalefete ve yargı kararma rağmen AKPü bakanları devreye sokarak ismi bağladı ve kanunsuz bir şekilde yeniden açtırdı madenini Ama bu ülkenin aydınlık yüzleri bu filmi oturduğu yerden seyretmeyecek. Siyanürcü şirketin, onun sanal unvanlı patronunun ve AKP'li bakanların peşini bırakmayacak, yalancının mumunu söndürecek.



http://cmo.org.tr/bashaber.php?id=1878
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

www.kuresel-isinma.org
Sitemize destek vermek için lütfen aşağıdaki kodları sitenizin ana sayfasında uygun bir yere ekleyin.
<a target"_blank" href="http://www.kuresel-isinma.org" title="küresel ısınma">www.kuresel-isinma.org</a>