Skip to content
susuz pisuar
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

 
Gelişmiş Arama

5160 Mesaj 2384 Konu- Gönderen: 2867 Üye - Son üye: Lindsey-first

Ağustos 20, 2008, 11:08:15 ÖÖ
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Atık yağları atmayın  (Okunma Sayısı 110 defa)
sahillerindostu
erkan ilkay (küresel ısınma karşıtı)
Genç Yönetici
Bilgili Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1874


Lütfen imzama bakın


WWW
« : Ağustos 03, 2008, 04:57:22 ÖS »

Atık yağları atmayın





Yoğun bir iş gününün ardından evinize döndünüz. Açsınız… Canınız şöyle mis gibi kızarmış patates istiyor. Tavaya bolca yağ koydunuz ve patatesleri kızarttınız. Afiyet olsun. Olsun da ne olacak şimdi o bolca yağ… Hadi bir iki kere daha kızartma yaptınız… Ya sonra… Lavaboya mı dökeceksiniz?


Oradan kanalizasyon borularına giderek önce orayı tıkayacak, sonra denizlere gidip oradaki ekosistemin canına okuyacak. Oysa bitkisel atık yağların geri dönüştürülmesi ve özellikle biyodizel olarak enerjiye dönüşmesi mümkün… Bu da elbette önce geniş kitlelerin farkındalığını ve pek çok kurumun işbirliğini gerektiriyor.


Yazı Mine Eroğlu

İstanbul’da bir sempozyum gerçekleşti. İstanbul Çevre ve Orman Müdürlüğü’nün Alternatif Enerji ve Biyodizel Üreticileri Birliği (ALBİYOBİR) ile düzenlediği, “Atık Bitkisel Yağların İnsan Sağlığı ve Çevreye Etkileri, Biyodizelin Önemi Sempozyumu”nun kamuoyunun bilgilendirilmesi ve konu ile ilgili kurumların işbirliği için önemli bir adım olmasını diliyoruz.

Çevreye zararı
Gebze İleri teknoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Bülent Keskinler’in “Atık Bitkisel Yağların Çevreye Etkisi” başlıklı sunumundan öğreniyoruz ki Türkiye’de yılda 1,5 milyon ton bitkisel yağ kullanılıyor. Bu rakamın 350 bin tonu atık oluyor.
Atık yağlar, içerdikleri ağır metal ve klor bileşiklerinin yakılmalarıyla atmosfer kirliliğine neden oluyor ve canlı sağlığına zarar veriyorlar. Kullanılmış yağlar lavaboya döküldüğü zaman kanalizasyon borusu içindeki atıkların yapışmasına ve zamanla boruların daralmasına neden oluyor. ABD’de yapılan bir araştırmaya göre kanalizasyon sistemlerinin tıkanmasında lavaboya dökülen atık yağlar %40 oranında pay sahibi. Böylece işletme maliyetleri artıyor tabii.
Atık su kirliğinin de %25’ini atık yağlar oluşturuyor. Su kaynaklarına atık yağ karıştığı zaman içme sularını kirletiyor, oksijeni azaltarak deniz, göl ve akarsulardaki tüm canlıları tahrip ediyor. Üstelik yağların biyolojik arıtması da çok zor ve atık su arıtma sistemlerine de zarar veriyorlar. Bu nedenlerle de atık yağların güvenli bir şekilde bertaraf edilmesi ve doğa için zararlı olmayacak şekilde kullanılması önem taşıyor. Bu yağları tekrar paketleyip satan firmalar var ve bu insan sağlığı için çok tehlikeli. Atık yağların hayvan yemi olarak kullanımının da belli sınırları var. Mutlaka kontrolü gerekiyor.
Prof. Dr. Keskinler’e göre atık yağlar hammadde sorununu aşmada ciddi bir seçenek. Atık yağların toplanması konusunda faaliyet gösteren 5 firma 2005 ve 2006 yıllarında 2980 ton toplamış. 350 bin ton atık yağı geri dönüştürebilirsek hem doğa korunacak hem de ülke ekonomisine önemli bir kaynak sağlanacak…

Kontrol ve yerel yönetimler
Peki bitkisel atık yağlar nasıl kontrol ediliyor? Atık Yönetimi Dairesi Başkanı A. Mahir Erdem, Nisan 2005’de yürürlüğe giren Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği’nin atık yağların üretiminden bertarafına kadar doğrudan ve dolaylı bir şekilde alıcı ortama verilmesinin önlenmesini ve gerekli teknik ve idari standartlarla hukuki ve teknik esasların düzenlenmesini sağlamayı amaçladığını söylüyor. Erdem’den yerel yönetimlerin konuyla ilgili alacağı önlemleri öğreniyoruz. Belediyelerin atık üreticilerinin geri kazanım tesisleriyle ve atık yağ toplayıcılarıyla yıllık sözleşme yapmalarını sağlamak ve 2008 başından itibaren kullanılmış yağların evlerden toplanması için gerekli sistemi kurmak, halkı bilgilendirmek gibi görevleri var. Mülki amirler ise geçici depolama alanlarına izin ve atık yağ taşıma lisansı vermek gibi bir sorumluluklar taşıyorlar.

Uygulama
İstanbul Çevre ve Orman İl Müdürlüğü’nden Nevcivan Çiçek ve Banu Sargın’ın sunumları ise İstanbul’daki uygulamaları ve hedefleri konu alıyor. İl müdürlüğü atık yağ üreticilerini belirlemekle, bunların lisanslı tesislerle sözleşme yapmalarını sağlamakla, yapmayanlara cezai işlem uygulamakla, lisanslı tesisleri denetlemekle görevli… Çevre ve Orman İstanbul Müdürlüğü, bitkisel atık yağ üreten yerleri denetlemek ve kurallara uymayanları cezalandırmak için 10 belediyeye yetki devri yapmış. İBB; Bağcılar, Bayrampaşa, Silivri, Şişli, Eminönü, Fatih, Sarıyer, Eyüp ve Kartal belediyelerinin aylık olarak il müdürlüğüne bilgi vermesi gerekiyor.

Diğer ülkeler ne yapıyor?
Bu konuda diğer ülkeler neler yapıyor bilmek ister misiniz? Kocaeli Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi’nden Doç. Dr. Mustafa Çanakçı’nın sunumundan öğreniyoruz ki toplayabildikleri atık yağ miktarı çok fazla... ABD 1,2 milyon, Kanada 120 bin, AB 700 bin ton civarında atık yağ topluyor. Atık yağ toplayan firma sayıları fazla ve yerel yönetimleri de evlerden toplanması konusunda sıkı bir denetim yapıyor. Avrupa’da 100 kg yağ kullanıyorsanız bunun 30 kg’ını geri dönüşüm firmasına vermeniz gerekiyor.

Atık yağ toplamak
Bitkisel atık yağların toplanmasıyla ilgili sorunları ise sempozyumun destekçisi Ezici Grup’tan Serkan Külcü anlatıyor. Günde 1000 ton toplanması yani 50 tankerin atık yağla doldurulması gerektiğini vurgulayan Külcü, hali hazırda var olan 4 bertaraf şirketiyle bunun mümkün olmadığına dikkat çekiyor. Serkan Külcü “Konu çok yeni, zamana ihtiyaç var. 4 firma çok az. Yeni yatırımcılar gerekiyor. 2007 yılında 15 bin adet toplama bidonu ürettik ama çok az toplayabiliyoruz. Çok ciddi yatırımlar yaptık, desteğe ihtiyacımız var.”diyor. Ezici Grup “atık yağlarınızı biriktirin; arayın, gelip alalım” diyor. Numaraları 4442845.



ATIK YAĞIN BİYODİZELE DÖNÜŞÜMÜ
Atık yağların en iyi değerlendiriliş biçimi biyodizel olarak kullanmak. Sempozyumda biyodizelin önemini, atık yağların toplanması konusundaki sorumlulukları ise ALBİYOBİR başkanı Tamer Afacan aktarıyor.
Biyodizel doğrudan veya motorine katılarak kullanılan, hava kirliliğini azaltan çevreci bir yakıt. Çünkü 1 litre fosil yakıta kıyasla bir litre biyodizel 3 kg daha az karbondioksit salınımı yapıyor. Tamer Afacan, biyodizel, “Daha az korbondioksit, daha az asit yağmurları, daha az su kirliliği, daha az atık bertarafı ve enerjide daha az dışa bağımlılık demektir” diyor. Afacan, biyodizel üretimi yoluyla 15 bin kişiye yeni iş olanağı yaratacağının ve biyodizelden alınan ÖTV’nin kaldırılması gerektiğinin altını çiziyor. Toplanan atık yağ miktarı 2007’de geçen iki yılın toplamına yaklaşmış: 2450 ton. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın verilerine göre bu miktarın en az 150 bin ton olması gerekiyor. Afacan diyor ki: “Atık yağların ancak %1’ini toplayabiliyorsak, %99’u ya tekrar gıdaya, ya yem sanayiye, ya kozmetik sanayine ya kanalizasyona, ya da toprağa gidiyor.”
2005 yılında kurulan ALBİYOBİR, alternatif enerji kaynaklarının ve biyoyakıtların önemini vurgulamayı, biyoyakıtların yerli kaynaklara bağlı sağlıklı gelişimine katkıda bulunmayı, Türkiye’nin enerji güvenliği ve sürekliliğinin yerli ve yenilenebilir kaynaklardan sağlanmasını amaçlıyor. Bu yönde Çevre ve Orman Bakanlığı’nın ve TEMA Vakfı’nın desteğiyle atık bitkisel yağlarla ilgili yerel yönetimlere ve okullara yönelik bilgilendirme toplantıları yapıyor. Bugüne kadar 3225 belediyeyi konuyla ilgili bilgilendirmişler. Ayrıca Biyoyakıt Dünyası dergisi ile de bilgilendirme çalışmalarını destekliyorlar. Pek çok belediyeyle pilot uygulamalar yapıyorlar.


SAYILARLA ATIK YAĞ
• Türkiye Avrupa’nın Almanya ve İtalya’dan sonra en fazla yağ tüketen üçüncü ülkesi. Kişi başı atık yağ miktarı yılda 4 kg.
• 1 litre atık yağ 1 milyon litre temiz suyu kirletiyor.
• Atık su kirliğinin de %25’ini atık yağlar oluşturuyor.
• 17 milyon evin her birinden yılda 20 litre atık yağ kanalizasyona dökülüyor.
• 100 bin ton atık yağ toplanabilirse75 bin ton temiz enerji elde edilebilecek, bu da 75 milyon dolarlık petrol eşdeğeri yakıt demek. Bu aynı zamanda 225 bin ton daha az karbondioksit salınımı yapılacak. Karbon piyasalarından alınan pay 35 milyon USD olacak.
• Eğer 350 bin ton atık yağın tamamı biyodizele çevrilirse 750 milyon USD’lik petrol eşdeğeri motorin ithalatı önlenebilir.
• 2005’de 1300, 2006’da 1680 ton atık yağ toplanmış. Bu rakam 2007’de 2450 ton olmuş.
• Atık yağdan biyodizel üretimi 15 bin kişiye istihdam sağlayabilir.
• Biyodizel litre başına 3 kg daha az korbondioksit salınımı yapıyor.
• İSKİ'den alınan bilgiye göre yıl içinde İstanbul'da yaklaşık 50 bin atıksu kanal tıkanıklığı vakası meydana geldi. Taşma olaylarının yarısından fazlasının kanalizasyon sistemine boşaltılan atık yağlardan kaynaklandığı belirtiliyor.
• İstanbul’da lisanslı atık yağ toplayan firma sayısı sadece 2 ve bu firmalar 4 lisanslı araçla yağ topluyorlar. Türkiye genelinde ise firma sayısı 22, araç sayısı 71, lisanslı tesis sayısı 5, geri kazanım yani biyodizel lisansı ise sadece 4 firmada var. Bitkisel atık yağı geçici depolama iznine ise 10 firma sahip.
• Türkiye’deki atık yağ üretici sayısı 180 bin.
• Lisanslı atık yağ toplayıcıların sözleşme yaptıkları nokta sayısı 8 bin
• Türkiye’de 5000’in üzerinde yemek üreticisi var, bunun 2700’ü İstanbul’da.


Bilgi için:
www.istanbulcevor.gov.tr
www.atikyonetimi.cevreorman.gov.tr
www.biyoyokitdunyasi.com
www.ezici.com.tr
www.albiyobir.org.tr
alo atık hattı 444 28 45

Kaynak: Yeşil-iz Dergisi



http://yesil.ntvmsnbc.com/Haberler/HaberDetay.aspx?HaberId=196
Logged

Çevreyi korumak aklın gereğidir... M. Kemal Atatürk

Ormanlarımızın satılmaması için 1 imzada siz atın

http://www.tema.org.tr/2B/index.asp

http://sultanahmet.aktivistanbul.org/
http://www.nukleersiz.org/mailform.php
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Sitemize destek vermek için lütfen aşağıdaki kodları sitenizin ana sayfasında uygun bir yere ekleyin.
<a target"_blank" href="http://www.kuresel-isinma.org" title="küresel ısınma">www.kuresel-isinma.org</a>

www.kuresel-isinma.org