Başkentin Nefesini Bedava Kömür Kesti
Sayfa: [1] Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Başkentin Nefesini Bedava Kömür Kesti (Okunma Sayısı 2424 defa)
kureselisinmakarsiti
Sahillerin Dostu
Genç Yönetici
Bilgili Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2634


Lütfen imzama bakın


WWW
« : Ocak 11, 2009, 09:13:03 ÖS »



Başkentin Nefesini Bedava Kömür Kesti
 
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Genel Sekreteri Burçak Karaman Uysal/'Hükümet böylece, sorunun özünü oluşturan yanlış politikaların ve plansızlığın tartışılmasını da engelliyor" dedi.

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Genel Sekreteri Burçak Karaman Uysal, kış aylarının gelmesi ve belediyelerin kömür yardımında bulunmasıyla birlikte tüm kentlerde artan hava kirliliğiyle ilgili BirGün'ün sorularını yanıtladı. AKP hükümetinin yoksulluk sömürüsü üzerinden siyaset yapmaya çalıştığını ifade eden Uysal, "Hükümet böylece, sorunun özünü oluşturan yanlış politikaların ue plansızlığın tartışılmasını da engelliyor" dedi.

Uysal yönelttiğimiz sorular ve yanıtları şöyle:
»Türkiye'de hemen hemen her kentte yoğun bir hava kirliliği sorunu ile karşı karşıyayız. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Hava kirliliği, kentlerimizde hızlı nüfus artışı ve plansız büyüme ile birlikte siyasi iktidarın enerji, sanayi, ulaşım ve daha pek çok alanda izlediği yanlış ve eksik politikaların sonuçlarından sadece birisi. Bununla birlikte yaşanan hava kirliliğinin doğalgaz zamları, siyasi rant malzemesi olarak kalitesiz kömür dağıtımları ile ilgisi olmadığını söylemek de mümkün değil. Aslında kömürle kısıtlanmış bir hava kirliliği tartışması siyasi iktidarın da işine geliyor. Yoksulluk sömürüsü üzerinden siyaset yapmaya çalışan hükümet böylece, sorunun özünü oluşturan yanlış politikaların ve plansızlığın tarOfilmasını engelliyor.

»Peki, siz hava kirliliğinin asıl nedenini neye bağlıyorsunuz?

özede, kış ayları ile yerel seçimlerin yaklaşması ve kömür yardımlarıyla paralel olarak artan kalitesiz kömür kullanımı sona erdiğinde hava kirliliği sorunu sona ermeyecek. Hava kalitesi sorununa kapsamlı bir yaklaşım, yanma da dahil olmak üzere her türlü hava kirletici kaynağının göz önünde bulundurulmasıyla mümkün. Kentlerimizde, kadı kavşaklarla motorlu taşıt kullanımını özendiren politikalar yaygınlaştırılıyor. Kent merkezlerimiz yaya değil, taşıt öncelikli planlanlanıyor. Kenderimiz bütünlüklü bir ulaşım politikasından yoksun. Toplu taşıma sistemlerine yeterli önem verilmiyor. Ülkemizi ihale cennetine çeviren karayolu projeleriyle, üçündava kömür kesti cü belki de dördüncü, beşinci boğaz köprüsü projeleri ve daha pek çok yanlış ulaşım politikasının sonuçları bugün ağır bir şekilde yaşanıyor.

»Plansız sanayileşme de sorunda etkili oluyor mu?

Elbette. Ayrıca plansız sanayileşmenin yanı sıra hala emisyon izni alma sürecini tamamlayamamış pek çok sanayi tesisi bulunduğu biliniyor. Emisyon envanterleri hala oluşturulamamış ve yakın bir gelecekte oluşturulacağına dair de bir işaret yok. Yani doğalgaza yapılan zamlar ve siyasi yatırıma dönüşen kalitesiz kömür yardımlarıyla artan hava kirliliği çoğu kentimizde hissedilen ve inkar edilemeyecek bir sorun olmakla birlikte, asıl sorun çok daha geniş ölçekli.

»Hava kalitesi standartları ve mevzuat konusunda Türkiye ne durumda?

Son zamanlarda Türkiye'de çevre mevzuatı çalışmaları yalnızca bir çevirmenlik faaliyetine dönüştü. Türkiye'nin özgün koşulları göz ardı edilerek Avrupa Birliği çevre mevzuatı, Türkiye'nin çevre mevzuatını belirlemeye başladı. Bu yüzden de, çıkarılan çok sayıdaki yönetmelikte tanımlanan işlerin nasıl yapılacağı, güncelleştirilmiş sınır değerlerin nasıl ve hangi altyapıyla sağlanacağı sorularının yanıtı verilemiyor. Bunlardan biri olan ve 6 Haziran 2008'de yürürlüğe giren Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği (HKDYY) ile bu shnayent düzenlemeler getirildi. Yönetmelikle getirilen sınır değerler Dünya Sağlık Örgütü'nün sağlıklı bir yaşam için öngördüğü değerlerden yüksek olsa da, bu yeni sınır değerlerin uygulanması dahi hava kalitesinde bir iyileşme sağlayacak.

»Yönetmelikle getirilen diğer düzenlemeler neler?

Hava kirliliğini azaltmanın, sonra önlemenin yolu bilimsel bir politikanın yansıması olarak belirlenmiş çevre eylem planından geçiyor. Ancak yönetmelikle, bu işler kamusal hizmet anlayışıyla ele alınmayıp, bu alanda da taşeronlaşmanın önü açılıyor.

Büyük bir yatırım sayılabilecek olan Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı, ihalelerin verildiği şirketlerin elinde düzgün işleyemez hale geldi, ağın oluşturulmasından yalnızca bir yıl geçmesine rağmen, üretilen veriler bilim insanları tarafından kabul görmemeye başladı. Bu noktada, ölçüm ağında üretilen verilerin kalite kontrolüne dair bir sistem hala oluşturulamadı. Üstelik bu ağ, birkaç kent dışında bütün illerde kükürt dioksit ve partikül maddenin izlenmesi ile kısıtlı kalmış, yönetmelikte adı geçen ve izlenmesi gereken pek çok hava kalitesi parametresi ölçümleri bu ağa dahil edilemedi. Üstelik sadece bir istasyon bulunan birçok kent merkezinde seçilen yerlerden elde edilen verilerin, kentin bütünü için hava kalitesini temsil etmesi mümkün değil.

»Hava kirliliği sorunu sizce nasıl çözülür?

öncelikle hava kalitesinin iyileştirilmesi için, ulusal ve yerel ölçekte çevre ve halk sağlığını gözeten bütünleşik bir çevre politikası oluşturulmalı ve hava kalitesi yönetimi bu kapsamda ele alınmalı. Sağlıklı veri ve bilgi sistemleri oluşturulmalı. Hava kalitesi ile ilgili altyapı yatırımlarına ayrılan kaynaklar artırılmalı. Uzman kişiler doğru alanlarda istihdam edilmeli, öte taraftan, hava kalitesi ile ilgili yasal düzenlemeler bilim ve toplum yararı ekseninde herhangi bir görev ve yetki karmaşasına izin vermeyecek şekilde düzenlenmeli. Hava kalitesinin iyileştirilmesi veya sürdürülmesi için, alternatif yenilenebilir enerji kaynakları ve ısınma sistemleri ile ilgili araştırmalar geliştirilmeli.

Kentlerin gelişme planları ve imar çalışmalarında mevcut hava kalitesi dikkate alınmalı. Kentlerin gelişme alanı topoğrafik yapı ve meteorolojik şartlar göz önünde bulundurularak yapılmalı, ölçüm ve izleme istasyonları planlı ve sağlıklı bir şekilde daha geniş bir alanda yaygınlaştırılmalı. Halkın bilgilendirilmesi de çok önemli. Sınır değerler aşıldığında kamuoyu hızlı bir şekilde bilgilendirilmeli ve halk sağlığı açısından gerekli önlemlerin alınması sağlanmalı. Ayrıca çok önemli bir diğer konu, ulaşımdan kaynaklanan hava kirliliğini en aza indirebilmek için toplutaşıma sistemlerine öncelik verilmeli. Kent merkezlerinin ulaşım politikaları yeniden gözden geçirilmeli, kenderi yoğun taşıt trafiğine boğan yaklaşımlardan vazgeçilmelidir. Yaya öncelikli planlamalar yapılmalı. Yine, kentin nefes almasını sağlayan yeşil alanlara gereken önem verilmeli ve cazibe merkezlerinde kişi başına düşen yeşil alanlar artırılmalı.
 
 
Kaynak
Logged

Yönetici alımları başlamıştır. Başvuru yapmak için Tıklayınız



Çevreyi korumak aklın gereğidir... M. Kemal Atatürk

http://www.tema.org.tr/2B/index.asp
http://www.nukleersiz.org/mailform.php
Sayfa: [1] Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: