|
yusufkaya111
|
 |
« : Mart 04, 2010, 10:13:04 ÖÖ » |
|
Nostradamus’un kehanetlerine göre dünyada iklim değişiklikleri olacak. Büyük bir kuraklık yaşanacak. İnsanoğlunu bu uzun kuraklık döneminden sonra bir felaket daha bekliyor: Boyutu bilinmeyen dev sel suları, birçok yer sıcaktan yanacak, az yağmur, sıcak rüzgar, çatışmalar, yaralar.
Shipton Ana’nın kehanetlerine göre; Alevli yıl kısa zamanda gelirken, kızgın canavar göklerden geçecek, karalarda (2011 ve 2014 yılları arasında) tufan olacak, insanoğlu çamur bataklığına gömülüyor.
Bohemyalı Prag kahinesinin kehanetleri ise; İnsanlar çok acı çekiyorlar çünkü insan ruhu her şeyi fethettiğini sanıyor ve doğa değişiyor (İklimsel değişimler, Küresel Isınma gibi...). Her şey karanlıklara gömülecek. (Üç günlük karanlık?) (Bu olaylar 2011 ve 2014 yılları arasında yaşanacak.)
Kilise kehanetlerine göre; İnsanlar kentleri terk edecekler, soluk almak ve su bulmak için dağlara sığınacaklar, kendilerini ve ailelerini kurtaracaklar. Üç günlük karanlık sırasında kasırgalar ve depremler olacak.
Sera gazları; karbondioksit, su buharı, nitrojen oksit, metan, ozon ve halokarbonlardır. (Klorofkarbon). Bu gazlar: dünyadan yansıyan güneş ışınlarının uzaya yayılmasına engel olarak, yeryüzüne geri yansımakta ve atmosferin ısınmasına neden olmaktadır. Sera etkisi doğal olarak oluşmakta ve dünyamız için önemli rol oynamaktadır. Bu etki olmasaydı, dünyanın ortalama sıcaklığı -18’C olacaktı. Ancak sera gazlarının miktarının normallerin çok üzerine çıkması ve artmaya devam etmesi, dünyamızın dengelerini günden güne bozmakta ve insanlığın geleceğini tehtid eden sonuçlar doğurmaktadır. Sera gazlarının en önemlisi karbondioksit gazıdır. Karbondioksit düzeyi 19.Yüzyıl değerlerinin %25’i oranında artmıştır. Şu anda tahminen 5–6 milyar tonu aşan karbondioksit atmosfere yayılmaktadır. Gelecek yüzyıl karbondioksit oranının ikiye katlanacağı ve bunun sonucunda ortalama sıcaklıklarının 1,5’C ile 4,5’C artacağı düşünülmektedir. Bugün 0,35’C ile 1,0 arasında olan sıcaklık artışlarının iklimlerde meydana getirdiği değişiklikler düşünülürse, 4,5’C artışın ne anlama geleceği daha iyi anlaşılacaktır. İnsanoğlu, iklim değişikliklerinin normalden 60 kat hızlı olmasına neden olmaktadır. Sıcaklık artmasıyla su buharı miktarı artacak, dolayısıyla bulutlarda artışlar görülecektir. Bu nedenle yoğun yağmurlar ve seller meydana gelecektir. Bugün dünyanın değişik bölgelerinde yaşanan seller, kasırgalar, anormal hava hareketleri küresel ısınmanın sonuçlarıdır. Küresel ısınmanın önlenebilmesinde kilit rol bitkilerdir. Bitkiler karbondioksit gazını alarak oksijen gazını atmosfere yaymaktadır. Bilim adamlarının son yaptığı araştırmalarda kuzey ve güney kutup buzulların 2013'te eriyeceği saptanmıştır. Bilindiği gibi güney ve kuzey buzullarının altında sıkışmış, hapsolmuş milyarlarca ton metan gazı vardır. Metan gazı ise atmosferimiz için çok zehirli ve zararlı bir gazdır.
Antarktika dünyanın karasal yüzölçümünün hemen hemen %9’u dur. Sanayi Devrimi'nin başlamasıyla beraber durum bozuldu. Atmosfere salınan karbondioksit doğal düzeyinde kaldığında yararlı bir gaz. Ormanları yok ederek karbondioksiti azaltan bitki örtüsü ortadan kalkıyor.. Böylece CO2'nin artış hızını yükseltiyor. Isınma arttıkça buzullar eriyor, buzullar eridikçe karbondioksitten 20 kat daha zararlı olan metan gazı ortaya çıkıyor. Metan gazı, küresel ısınmayı daha da artırıyor
Kuzey Buz Denizi’ndeki buz tabakasının 2040 yılında tamamen eriyeceği öngörülürken, şimdi bu beklentinin 2012 yazı sonunda gerçekleşebileceği savunuluyor. 5 yıl içinde hiç buz kalmayabilir.
Henüz geçen yıl, kuzeydeki buz tabakasının 2040 yazı sonunda tamamen eriyeceğinin tahmin edildiği açıklanmış ve bu bile şaşkınlıkla karşılanmıştı.
Arktik(Kuzey Buzulları) buzullarının korkutucu derecede kaybı, meteorolojik, çevresel ve ekolojik manada çok önemli ipuçları içermektedir. Bölge, kuzey yarıkürenin iklimi üzerinde kuvvetli bir etkiye sahip olan dev bir buzdolabı işlevi görür. Onun soğutucu etkisi olmadan, hava olayları olumsuz yönde bozulacak. Bu olaylara Britanya'yı kasıp kavuracak fırtınalar da dahil. Deniz, buzu desteklemediğinde, karada oluşan buz ve buzullar, okyanusa düşebilir ve dünya çapında deniz seviyelerini yükseltebilir. Bu da Bangladeş ve Pasifik'teki birçok ada gibi düşük rakımlı bazı bölgeleri tehdit edebilir.
Ne yazık ki bu tehlikeyi ortadan kaldırmak da insanoğlunun elindedir. Bunun için İnsanların bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Sera gazlarının artışı önlenmeli ve orman alanlarının sayısı hızla arttırılmalıdır. Gereken miktarda orman alanlarının yaratılması zor değildir. İnsanlık bu bilinci göstermek zorundadır. Herkes ağaçlandırma çalışmalarına katılarak kesilen, yanan ve her ağaca karşılık olan on, yüz, bin dikebiliyorsa eğer, dünya ve insanlık var olacak demektir.
|