Buzul Çağı Tekrar mı Geliyor?
Sayfa: [1] Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Buzul Çağı Tekrar mı Geliyor? (Okunma Sayısı 2849 defa)
yusufkaya111
Yusuf Kaya
Yeni üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 12


Meteoroloji Yüksek Mühendisi


WWW
« : Nisan 08, 2010, 09:26:28 ÖÖ »



Dünya’daki ısı artışında güneşte meydana gelen manyetik fırtınaların da payının olduğunu düşünen bilim insanlarına göre, güneş yeni bir sessizlik evresine girmek üzere.
Tarihte küçük buz devri diye adlandırılan çeşitli dönemler yaşandı. 17. yüzyılın ikinci yarısında kuzey yarı küreyi etkisi altına alan soğuk yaşamı büyük ölçüde değiştirmişti. Fransız ordusu, donan nehirlerin üzerinde yürüyerek Hollanda’yı kuşatmıştı. İzlanda’da nüfusun yarısı soğuktan donarak ölmüştü.
Bu, tarihte ilk değildi: ondan bir kaç yüz yıl önce 1420 ile 1570 arasında yine benzer bir buz devri yaşanmış, Greenland’daki Viking kolonilerinin üzerinde yaşadığı verimli topraklar devasa buzul kütlelerine dönüşmüştü.
İşin ilginci bu iki mini buz devrinde de güneşin rolünün olması. Güneşin içinde süregelen faaliyetler ile dünyada yaşanan iklim değişiklikleri arasında ciddi bir bağlantı bulunuyor.
Teleskobun icat edildiği 1610 yılından bu yana, başta Galileo olmak üzere bilim adamları, Güneş lekelerini dikkatle inceliyor. Güneş lekeleri, yıldız hakkında tutulmuş en eski astronomi kaynağı olma niteliği taşıyor. Güneş fırtınalarıyla beraber çoğalan güneş lekeleri bir salınımını 11 senede tamamlıyor.
Güneş lekelerindeki değişimler, yıldızın geçtiği evrelerin kaydedilmesine olanak veriyor. Örneğin, 1645 ve 1715’te lekelerin azaldığı kaydedilmiş ve buna gözlemi gerçekleştiren astronomdan esinlenilerek ’Maunder Minimum’ adı verilmişti.
Güneş Lekeleri’nin azaldığı zamanlarda Dünya’nın da ısısının düştüğü düşünülüyor. Yeryüzündeki ağaçlarda yapılan halka analizlerinden, ağaçların kimi periyotlar içerisinde daha yavaş büyüdüğü tespit edildi. Bu periyotlarda Dünya’nın daha serin olduğu ve bunun da Güneş’teki patlamaların görece az olduğu zamanlara rastladığı düşünülüyor.
Bilim dünyasına göre, Güneş uzunca bir zamandan beri son bin yılın en aktif durumunda.. Son 60 yıl içerisinde Güneş lekeleri sayısındaki artışa paralel olarak, Dünya ısısında bir yükselme gözleniyor. Ancak yeni bulgulardan yola çıkan astronotlara göre güneş yeniden bir sessizlik evresine girmeye hazırlanıyor.
Küresel ısınmanın hızla ilerlediğini ve dünyaya geri dönüşü mümkün olmayan çevre felaketlerine ve zararlara yol açacağını ısrarla söyleyen iklim bilimcilerin yanısıra, bu yeni gelişme ne kadar sevindirici?
Donuk ve sakin bir güneş, ve bunu sonucu ortaya çıkacak soğuk, belki de dünyanın tam da ihtiyacı olduğu bir nefes alma dönemi...
Popüler bilim dergisi New Scientist geçtiğimiz haftalarla bu konuyu kapağına taşıdı. Londra’da Imperial College’den atmosfer fizikçisi Joanna Haigh’e göre "bu yeni gelişme küresel ısınmayı bir süreliğine bile olsa durdurabilir".
Geçtiğimiz yüzyılda küresel ısı ortalama 0.6 derece arttı. Bu artışın tümünde sorumluluğun insanoğlunda olduğu sanılıyordu. Ancak araştırmalar sonucunda güneşin de bunda belirli ölçülerde payının olduğu ortaya çıktı. Şüphesiz küresel ısınmayı yalnızca güneşte meydana gelen manyetik aktivitelerle açıklamak son derece yanıltıcı olur.
Güneş lekeleri ile yeryüzündeki ısı değişikliği arasındaki bağlantıyı araştıran Max-Planck-Institut’den Dr. Sami Solanki, Grönland’da buz kalıplarındaki berilyum izotoplarını inceledi.
Kozmik ışınların meydana getirdiği izotoplar, bir elementin aynı kimyasal özelliklerine sahip fakat atom ağırlıkları farklı atomlarından biridir.
Kozmik ışınlar, ’Güneş rüzgarı’ adı verilen yıldızın yüzeyinden uzaya yayılan yüklü parçacıklardan geçerek nitelik değiştiriyorlar. Güneş rüzgarlarının şiddeti ise, yıldızdaki patlamalara paralel olarak değişiyor.
Bilim adamları, Grönland’da buzullardaki berilyum elementinden kozmik ışınların etkisini ve bunun üzerinden de geçmiş yüzyıllarda Güneş’teki fırtınaların şiddetini yaklaşık olarak hesap edebiliyorlar.
Dr. Solanki, Güneş lekelerinin şiddetinin yıllar içerisinde farklılık gösterebileceğini, ancak son 60 yıldır geçmiş bin yılın en şiddetli seviyesinde ulaştığını ifade etti. Buna göre, Güneş lekeleri son bir kaç yüzyılda artıyordu ancak, son 60 yılda görülmemiş bir artış kaydedildi. Dünya da bunun sonucunda ısındı.
1940 yılından bu yana artan güneş lekelerine rağmen, dünya bugün olduğundan çok daha soğuk olmalıydı. O halde 1970 yılından bu yana gelişen küresel ısınmadan güneşi sorumlu tutamayız diyor Solanki.
Bu yeni gelişmeler küresel ısınmanın tek sorumlusunun güneş olduğunu göstermiyor. Sera etkisi yaratan yaratan karbondioksit salınımının sanayileşme sürecinde bilinçsizce arttırılması ve ozon tabakasındaki deliğin her geçen gün birez daha büyümesinde insanın payı asla göz ardı edilmemeli. Yaşanabilecek olası bir mini buz devri ise küresel ısınma karşısında olsa olsa küçük bir soluk olacak. Önlem alınmaması halinde feci çevre felaketleri kapıda.
Logged

Yusuf Kaya - Meteoroloji Yüksek Mühendisi
http://yusufkaya111.blogspot.com/
Sayfa: [1] Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: