Kara kışı unutun ! ! !
Sayfa: [1] Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Kara kışı unutun ! ! ! (Okunma Sayısı 1782 defa)
kocayurek
Ertan Yurderi/Kocayürek
Forumun Dedesi
Bilgili Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1281


HİÇ'likten ÖTE Siz, yine SİZ'siniz...


WWW
« : Eylül 01, 2007, 10:05:18 ÖS »





Türkiye sıcaklık artışı ve kuraklığı en ağır şekilde yaşayacak ülkelerin başında geliyor.

2004 yılında İngiliz Savunma Bakanlığı’nın “Top Secret” sınıflandırmasında bulunan Hadley İklim Araştırmaları Enstitüsü’ne giren ilk yabancı gazete VATAN olmuştu. Aradan geçen 3 yıl sonunda yaşanan kuraklığın nedenini anlamak ve geleceğe yönelik yeni tahminleri alabilmek için yeniden Hadley’in kapısını çaldık. Bu kez Hadley’e girmek zor oldu. Dışişleri’nin onayının yanısıra İngiliz istihbaratının da özel iznini alarak merkezi ziyaret ettik. Merkezin önde gelen uzmanlarından Debbie Hemming, Pete Faloon, James Murphy ve Elizabeth Kenett önümüzdeki 2 yıldan başlayarak Türkiye’yi 2100 yılına kadar bekleyen değişimi anlattı. Hadley Merkezinin uyarısı çok açık ve netti: Türkiye, Yunanistan, İspanya, İtalya ve Portekiz iklim değişiminden en çok etkilenecek ülkelerin başını çekecek. Acil tedbir almaya ihtiyacımız var. İşte İklim Tahminleri Departmanı Başkanı Dr. James Murphy’nin öngörüleri:

2009’dan sonrası tehlikeli

*Küresel ısınma önümüzdeki 2 yıl aldatıcı bir şekilde duraklayacak. Dünyada 2009’a kadar ortalama ısılarda büyük bir değişiklik olmayacak. Ancak 2009, şimdiye kadar görülen en sıcak yıl olacak. Avrupa’da 1998 yılında yaşanan en sıcak gün rekoru 2009’da kırılacak.

*2009 yılını takip eden 8-10 yıl içinde hava sıcaklıkları küresel olarak 0.3 derece artacak. Bunu küçümsemeyin. Küçük gibi görünen bu sıcaklık artışı yağışlarda azalmaya buharlaşmada ise artışa sebep olacak.

*Türkiye 2020’den sonra görülecek değişimden en çok etkilenecek ülkelerin başında geliyor. Özellikle yağışların yaz aylarında hatırı derece azalacağı ülkelerin başını çekecek. Diğer bir deyimle yüksek risk taşıyan ülkeler arasında... Bu grubun diğer ülkeleri İtalya, Yunanistan, İspanya...

Türkiye en riskli ülkelerden

*Yaz-kış yağmursuz geçen günlerin süresi çoğalacak, yağış ani ve sel halinde olacak. Sebebi sıcak atmosfer tabakasının çok rutubet taşıması...

*Türkiye 50 yıl sonra ise kuraklıktan en çok etkilenen ülkelerin başını çekecek. Türkiye’yi diğer Akdeniz ülkeleri etkileyecek. Özellikle Orta Anadolu ve İç Anadolu’da kuraklık artacak.

*Türkiye’de mevsimler yok olmayacak ama süresi ve ısı farkı değişecek. Kışın sıcaklık artacak. “Kara kış”ı unutun. Kar, dağlardaki kayak merkezlerinde bile önce azalacak, sonra kalmayacak.

*Elimizdeki iklim modellerine göre Türkiye’de çok daha belirgin olan kara ve deniz kontrastı nedeniyle yağmur azalıyor. Isı yükseldikçe toprak rutubeti emildiği için havada rutubet azalıyor, kuraklık artıyor. Bulutsuz yaz aylarının sayısı çoğalıyor.

İklim tahmini için verileri AWACS uçakları topluyor

Hadley İklim Araştırma Ensitüsü Avrupa’nın ve dünyanın en önemli merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor. İngiliz gazetecilerinin bile zor girdiği enstitüye yabancı gazeteciler Dışişleri Bakanlığı ve İngiliz istihbaratının (MI5) onay vermesi sonrası alınıyor.

ABD Savunma Bakanlığı ve Hadley Merkezi için özel olarak üretilen süperbilgisayarlar dünyanın 5 milyon noktasından alınan 10 milyon meteoroloji verisini 70 dakikada inceleyen bir kapasiteye sahip.

Hadley Merkezi’nin dataları 12 ülkenin hava kuvvetlerine ait özel data toplama teknolojisine sahip AWACS’larla toplanıyor.

Her hafta deniz seviyesinin 1 metre üzerinden 60 kilometrekarelik bir alanı tarayan uçaklar okyanus ve deniz suyundaki ısı değişikliklerini, dalga boylarını ölçüyor. Amazon yağmur ormanları, Gulf Stream sıcak su akıntısı çevresi, kutuplar ve ekvator bölgesi 24 saatte bir uçaklarla ve uydularla taranarak ısı değişimleri, buzulların erime oranları, kalınlıkları ölçülüyor, renk değişimleri inceleniyor.

Dünyanın 62 bölgesinde hidroelektrik santralleri, nehirler, barajlar, rafineri ve 350 bin petrol kuyusundan her 3 günde bir alınan data bilgisayarlara yükleniyor. Merkez, silahlı özel timler tarafından korunuyor.

2004’TE YAZMIŞTIK

VATAN, 2004 yılında Hadley Enstitüsü’ne Türkiye’den ilk giren gazete olmuş ve uzmanların “Siz asıl yağıştan değil kuraklıktan korkun” sözlerini okularına duyurmuştu.

Beyşehir ve Ulubat gölleri kuruyabilir

Hadley Entitüsü uzmanlarından Debbie Hemming ve Pete Falloon Türkiye’nin asıl su sorununun 2050 yılından sonra başlayacağını açıkladı. İşte uzmanların kuraklık beklentileri:

Türkiye’de bu yıl çektiğiniz su sıkıntısı gelecekteki su krizlerinin bir göstergesi gibi... Marmara Denizi’nin su seviyesinde 2050’den itibaren azalma meydana gelecek. Göller de kuraklıktan nasibini alacak. Beyşehir ve Ulubat gölleri kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.

Türkiye’nin toprak üstü su rezervlerinde (gölleri, baraj havzaları gibi) 2050 yılı dolayında büyük ölçüde azalma olacak. Yağmur ve kar yağışlarının hem miktar hem de yağışlı gün sayısı itibariyle azalması toprak üstü su kaynaklarını büyük ölçüde etkileyecek. Su rezervlerinde yüzde 30 oranında azalma olacak. Bu nedenle Türkiye toprak altı su kaynaklarına bu zaman içinde gereken önemi vermek zorunda. Yeraltı kaynaklarından yararlanılmazsa kentlerin ve dolayısıyla halkın su ıhtiyacı karşılanamayacak. İspanya, Türkiye ile birlikte su sıkıntısının sancılarını çekecek ülkelerin başında...

En büyük sorununuz su olacak

Turistik bölgelerde su sıkıntısı artacak. Akdeniz ülkeleri 2080’e uzanan bir süre içinde turizmi Kuzey Avrupa ülkelerine kaptıracak. İklim koşullarının daha elverişli, suyun daha bol olduğu ülkeler Akdeniz ülkelerinin turistini kapacak. İnsanlar bu şartalara nasıl alışacak? Devlet su rezervlerini korumak için nasıl bir önlem alacak? İşte bu sorular nedeniyle Akdeniz ülkelerinin en büyük sorunu su olacak.

2100 yılına kadar Akdeniz, Akdeniz olmaktan çıkacak Afrika gibi olacak

Bölgesel İklim değişiklikleri uzmanı Elizabeth Kennett’e göre iklim değişimi için tehlikeli bir konumdayız. 2050 sonrasında Türkiye, Afrika’nın şu anki iklimine sahip olabilir

Güneydoğu Avrupa ve Türkiye 2100 yılında bugüne göre çok daha şiddetli kuraklık ve sel felaketleri ile karşı karşıya kalacak. Sıcak dalgaları daha sık tekrarlayacak, keza yağmur ve seller de... Doğu Avrupa’da kışın her 5 yılda bir kez meydana gelen aşırı yağmurlar artacak. Sıcaklık derecesi arttıkça atmosfer daha çok rutubet taşır. Yağmur şiddeti artar. Türkiye sel ve kuraklık arasında gidip gelecek, bazı aylar hiç yağmur yağmayacak.

Kuraklık alarmı

Yağdığı zaman ani ve şiddetli olacak. Ardından yine uzun sürecek bir kuraklık başlayacak. Kuraklık ve susuzluk ardından ani yağmur ve sel Türkiye’de 2100 yılının normal havasını oluşturacak. Her 5 yılda bir meydana gelen sıcak dalgaları daha sık meydana gelecek ve süresi uzayacak. Türkiyenin bulunduğu paralel çok kritik. Kuraklık alarm derecesinde.

Dünya böylesini görmedi

Yağış şiddeti ve süresi yazın alarm veren boyutlarda olacak. Bu durumda şunu söyleyebiliriz: Akdeniz, Akdeniz olmaktan çıkacak. Afrika gibi olacak. Afrika ise çok büyük bir değişim geçirecek. Dünyanın o bölgesi de aynı Türkiye gibi ciddi bir tehlike içinde.

Buralarda birçok hayvan türü bu yeni iklim koşullarına uyum sağlayamayarak yeryüzünden yok olacak. Küresel ısınmanın son yıllarda bu kadar çok gündeme gelmesi ve dünyayı bu kadar çok etkilemesinin sebebi sanayileşmiş ülkeler ve doğaya saldıkları karbondioksit. Türkiye ve birçok ülkenin iklim konusunda geçireceği değişimin sorumlusu da onlar. Dünya şimdiye kadar bu kadar hızlı ve beklenmeyen bir değişim geçirmedi.

kaynak : Vatan Gazetesi, 19.08.2007
Logged

Kocayürek'ten "Küresel ısınmayla ilgili" blog sitesi: http://kocayurek.kuresel-isinma.org/
kureselisinmakarsiti
Sahillerin Dostu
Genç Yönetici
Bilgili Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2634


Lütfen imzama bakın


WWW
« Yanıtla #1 : Eylül 02, 2007, 02:51:45 ÖS »

Ben bundan sonra dua etmeye başladım. Ben evlenip çocuk sahibi olmadan dünyadan göçüp gidiyim diye yakında dünya yaşanamayacak kadar kötü olacak.
Logged

Yönetici alımları başlamıştır. Başvuru yapmak için Tıklayınız



Çevreyi korumak aklın gereğidir... M. Kemal Atatürk

http://www.tema.org.tr/2B/index.asp
http://www.nukleersiz.org/mailform.php
kocayurek
Ertan Yurderi/Kocayürek
Forumun Dedesi
Bilgili Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1281


HİÇ'likten ÖTE Siz, yine SİZ'siniz...


WWW
« Yanıtla #2 : Eylül 02, 2007, 06:30:13 ÖS »

Böyle kötümser düşünüp kendinizi üzmeyin dostum!.. Yaşam mücadelesine her zaman devam... Elbette ki yapılabilecek çok şey var... Şu an bu satırları okuyup bilinçlenmek ve bilinçlendirebildiğiniz kadar kişiyi bilinçlendirmek bile bu yaşamdaki görevinizdir belki de... Unutmayın ki hepimiz birbirimiz için görevli yaratılmışlarız... Belki de göreviniz bu konuda çalışmaktır ne dersiniz?  Göz kırpan
Logged

Kocayürek'ten "Küresel ısınmayla ilgili" blog sitesi: http://kocayurek.kuresel-isinma.org/
kübra akıncı
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : Eylül 06, 2007, 12:15:34 ÖÖ »

şu andan sonra zaten yapacağımız bişey yok arkadaşlar sadece dua edelim bugün su bitti bitecek derken yarın allah isterse sel alır heryeri onun için dua etmemiz lazım
Logged
kocayurek
Ertan Yurderi/Kocayürek
Forumun Dedesi
Bilgili Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1281


HİÇ'likten ÖTE Siz, yine SİZ'siniz...


WWW
« Yanıtla #4 : Eylül 06, 2007, 01:01:55 ÖS »

Alıntı
şu andan sonra zaten yapacağımız bişey yok arkadaşlar sadece dua edelim bugün su bitti bitecek derken yarın allah isterse sel alır heryeri onun için dua etmemiz lazım

demiş Kübra arkadaşımız...

Yapacak çok şeyimiz var dostlar, yok değil... Dua da bunlardan birisi olabilir, duaya ve dualara itirazımız zaten yok, ihtiyacımız da var... Ancak, Yaradan hepimize akıl fikir vermiş, bunu yaşama geçirelim diye, dünyanın dengesini bozmayalım diye. Hem dünyanın doğasını boz, hem de sonra bozulan dünyayı iyileştirmek için sadece dua'ya yönel, kanımca sırf dua etmek sonuca ulaştırmaz hepimizi... Bu dünyayı yaşanabilir bir yer olması için de elimizden geldiğince çaba sarfetmek de gerekir... Örneğin ülkemizin imzalamadığı şu Kyoto Anlaşması'na bile imza atması için çabalamamız bir girişim değil midir? Ayrıca su kaynaklarımızı hoyratça kullanmak yerine yağmurlama sistemiyle daha hem daha yüksek verim hem de daha az su harcamak yerinde bir karar olmaz mı? Örneklemeler zaten bu sitenin ve forumun her yerinde yeterince var... Oralara bakmak, küresel ısınma hakkında bilgi sahibi olmamıza ve farkındalığımızın artmasına da yetiyor...

Dediğim gibi birey olarak yapabileceğimiz çok şey var... Modern yaşamın vazgeçilmezlerinin aşırılarından kaçınarak hem atmosferimize salınan zararlı gazlardan kurtararak sera etkisini azaltabiliriz, hem de su kaynaklarımızı bilinçli şekilde kullanarak yaşama ve geleceğe katkıda bulunabiliriz...

Unutmayalım ki bu dünya hepimizin... Başka gidecek bir yerimiz de yok...

Logged

Kocayürek'ten "Küresel ısınmayla ilgili" blog sitesi: http://kocayurek.kuresel-isinma.org/
globalwarming
Hakan
Administrator
Saygıdeğer Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 241


Lütfen imzama bakın.


WWW
« Yanıtla #5 : Eylül 06, 2007, 01:06:14 ÖS »

kocayürek sizi msn listeme ekledim. Görüşebilirsek sevinirim.
Logged
kocayurek
Ertan Yurderi/Kocayürek
Forumun Dedesi
Bilgili Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1281


HİÇ'likten ÖTE Siz, yine SİZ'siniz...


WWW
« Yanıtla #6 : Eylül 06, 2007, 01:16:52 ÖS »

Ayrıca aklıma gelmişken şunu da belirtmek isterim ki;

Dünyadaki yaşamsal hayatı zorlaştıran tüm olumsuzluklar biz insanoğlunun tekamülü içindir... Dünya SEVGİ ve BİRLİK kavramından uzaklaştıkça denge bozulur, dünya yaşanamaz bir yer olur...

Ayrıca hoyratça kullandığımız dünyanın doğal kaynakları yüzünden bizlerden kilometrelerce uzaklıktaki insanların açlık ve sefalet çektiğini unutmamak gerekir... Bunların sorumlusu da yine biz insanoğluyuz...

Yaşama ne ekiyorsak, Yaradan da bize onu biçtiriyor muhakkak...

Onun için küresel ısınma konusunda çabalarken, bu farkındalığa da ulaştırmak gerekiyor hepimizi...

Sevgiyle...

Kocayurek...
Logged

Kocayürek'ten "Küresel ısınmayla ilgili" blog sitesi: http://kocayurek.kuresel-isinma.org/
Sayfa: [1] Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: