Dünya küresel ısınma ve yarattığı sorunları tartışıyor.
Edirne’nin İpsala ve Ergene Ovası’nda temel ürün olan çeltik için su, hayat demek. Su olmadan çeltik üretimi yapılması mümkün değil.
Bölgedeki üreticiler suyu Meriç Nehri, barajlar ve göletlerden sağlıyor. Meriç'in kuruduğu yıllarda Bulgaristan’dan para ile su satın aldığımız günleri yaşadık. Çeltikler kurumaktan son anda kurtarıldı. Devlet Su İşleri (DSİ) yıllar önce Uzunköprü’nün Altınyazı Köyü’ne baraj yaptı. Bölgede Sultanköy’e de baraj yapıldı. DSİ barajları yaptıktan sonra yıllar önce yeni bir uygulamaya geçti. Bu uygulamaya göre barajların işletmesi bölgede kurulan sulama kooperatiflerine devredildi. Köylüler kooperatifleri aracılığı ile barajların suyunu satın aldı. DSİ bu uygulama çerçevesinde Altınyazı Barajı’nı bu köydeki Sulama Kooperatifi'ne devretti. Bir süre sonra Sultan Köy Barajı da bu kooperatife devredildi. Bölgedeki iki baraj da bu kooperatifin kullanımında bulunuyor.
Meriç boşa akıyor
Altınyazı ve Sultanköy’deki barajlarda su Meriç'ten pompalanarak tutuluyor. Ancak DSİ tahsislerden sonra bölgedeki barajlarla ilgili takibini bıraktı. Bıraktıktan sonra ne oldu? Kooperatif 6 pompa ile doldurulan Altınyazı'yı kaderi ile baş başa bıraktı. Altınyazı’ya son iki yıldan beri bir gram su pompalanmadı. DSİ’nin yaptığı milyarlık pompaj istasyonu çürümüye terk edildi. Bunun yerine Sultanköy Barajı'na su pompalanıyor. Trilyonlar harcanarak kaderine terk edilen Altınyazı'nın havzasında koyunlar ve inekler otluyor. Bu barajın sulama sahasındaki arazilere Sultanköy’den su basılıyor.
Altınyazı ile ilgili gelişmelere "sessiz" kalan DSİ kuraklığın kapıda olduğu bugünlerde bölgeye Hamzare Barajı’nı yapmak için çalışıyor. Çakmak Barajı için çalışmalar sürüyor. Bir tarafta bir baraj atıl durumda bekliyor, diğer tarafta iki baraj daha yapılıyor. Bu kara mizah durumunu, bölgedeki çeltik üreticileri endişeyle izliyor. Bu aylarda Meriç harıl harıl boşa akıyor. DSİ’nin yaptığı pompalar barajlara su basmak yerine çürüyor. Meriç Nehri’ndeki suyun tutulması ve çeltik üretiminde kullanılması, bölgedeki sulu tarım alanlarının artırılması için yapılan yatırımlar sorumsuzca kaderine terk ediliyor.
Trilyonluk tesis çürüyor
Günümüzde petrolden sonra en kıymetli ürün olan su konusundaki bu savrukluğun önüne geçilmemesi çiftçilerin endişelerini artırıyor. DSİ Genel Müdürlüğü’nün harekete geçip, Altınyazı'ya su pompalamayan kooperatif ile yaptığı sözleşmeyi gözden geçirmesi isteniyor. Bu barajın sulama sahasına Sultanköy’den su basılması konusunda yaşanan endişelerin önüne geçilmesi gerekiyor. Bugünlerde Meriç Nehri’nde akan suyun debisi yükseldi. Eğer bugün bu suyu tutup, yaz dönemine hazırlanılmayacaksa ne zaman hazırlanılacak. Yoksa çiftçiler yaz aylarında kuru nehir yatağını acılı gözlerle seyredecek. Trilyonluk bir tesis göz göre göre kaderine terk ediliyor. Diğer taraftan iki tane daha baraj yapma konusunda çalışmalar sürüyor. Siyasetçiler bundan prim yapmak için açıklama yapıyor. "Burası Türkiye, olur böyle şeyler" mi denecek, yoksa bu savurganlığa dur mu diyecek. Su hayattır. Su bölge çiftçileri için petrolden kıymetlidir. Su akıyor, biz bakmayalım.
Kaynak: Lütfü Karakaş
http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=79985&ForArsiv=1