Skip to content
İnsanlığa Çağrı I Yazdır E-posta

Lütfen, İnsanoğlunun ve Dünya Gezegeninin Varlığının devamı için çağrıların takipçisi olunuz. Bu Gezegen, Bizimdir. Şimdi Burada bu Yaşam, Bizimdir. İnsanlık, Biziz. Gelecek Bizim. Çağrımızı Açıklıyoruz :

*Kyoto Protokolü, ilgili ülkeler tarafından “Vakit Geç Olmadan” imzalanmalı ve  Protokol’ün her kuralının bütün ülkeler tarafından biçimde istinasız biran önce uygulanmaya başlaması sağlanmalıdır.

*Salınım Ticareti : Kyoto Protokolüne göre, ülkeler, 2008 ile 2012 yılları arasında sera gazına neden olan karbondioksit gazı salınımlarını 1990 yılına göre %5.2 oranında düşürmekle yükümlüdürler. Buna rağmen, pratikte birçok ülke, belirli sanayi kuruluşlarına (kağıt endüstrisi, enerji santralleri gibi) sınırlamalar koymuştur. AB çapında bu uygulama vardır ve birçok ülke de buna doğru kaymaktadır. Buna göre, belirlenen seviyeden fazla salınım yapacağını anlayan bir şirket, bir biçimde başka yerlerden Karbon Kredisi bulmak zorundadır. Bu da Karbon Kredisi ticaretini ve borsasını ortaya çıkarmıştır.

Kyoto Protokolünün çıkış noktasına ve “İnsan Onuruna” yakışmayan Salınım Ticareti, ilgili ülkeler tarafından derhal durdurulmalı ve bu konuda acil önlemler alınmalı, protokolün uygulanmasında şekilcilik terk edilerek, erdemli bir şekilde, Dünyayı kirleten kuruluşların ve ülkelerin “Dünyayı Kirletme ve İnsanoğlunun Geleceğini yok etme” düşünce ve eylemlerinin sorumluluğunu almaları ve gereğini yapmaları yaptırımlarla sağlanmalıdır.

*Kyoto Protokolü’nde, gelişmekte olan ve henüz şuanda iklim değişikliklerine neden olan gazların salınımını gerçekleştirmeyen ülkeler başlığı altındaki ülkelerin, gelecekte ülke sanayi ve teknolojilerini yapılandırmalarında ve gelişmelerinde, dünyayı kirletecek daha fazla miktarda sera gazı üretmeyecekleri biçimde  sanayilerini düzenlemeleri için ek kurallar getirilmelidir.

*Gelişmekte olan ülkelerin de refah ve gelişim hakkı gözetilerek düzenlenecek kurallar, hangi ülkede üretilirse üretilsin, üretilen teknolojilerin bütün İnsanlığa  ve İnsan Yaşamının daha iyiye, güzele ve barışa evrimleşmesine hizmet edecek şekilde düzenlenmelidir.

*Teknolojilerin ortaya çıkış amacı, daha yeşil, doğal denge içindeki bir dünya ve refah içinde bir uygarlık oluşturmak olmalıdır.

*Birleşmiş Milletler bünyesinde ya da BM bünyesi dışında, en kısa zamanda “Birleşmiş İnsanlar” adı altında bir yapı oluşturulmalıdır. Dünya insanlığının millet kavramını aşma ve sadece “İnsanlık Kimliğinde” toplanma ve birleşme zamanı gelmiştir. Bu yapının oluşturulması; gezegen için alınması gereken önlemlerin, yapılması gereken anlaşmaların ve hertürlü çıkar çatışmalarını sonlandırmak üzere ortaya çıkacak anlayışın temeli olacaktır.

*Birleşmiş İnsanlık örgütü, kendi finansman kaynaklarını yaratana kadar, Birleşmiş Milletler tarafından finanse edilmelidir, ancak Birleşmiş İnsanlar örgütü üstünde hiçbir uluslararası yapıdan gelen baskı ve etkinin bulunmaması gerekir.

*Birleşmiş İnsanlar; her ülkenin seçeceği insanlığa hizmet eden bilim adamlarından, ülkelerdeki büyük ve etkin sivil toplum örgütü temsilcilerinden, her ülkenin Ekonomi-İçişleri-Eğitim Bakanlığı temsilciliklerinden ve “Gerçek Bilgelerden(?)” oluşturulmalıdır.

*Alternatif enerji kaynaklarının araştırılması ve bu araştırmayla ilgili Birleşmiş İnsanlığa bağlı ve her ülkeden bağımsız gezegensel bir “Bilimsel Araştırma ve Çalışma Gurubunun” kurulması gerekmektedir. Ayrıca, hangi ülkede üretilirse üretilsin alternatif enerji kaynakları bilgileri ve teknolojileri, sınır gözetmeksizin, “Bilimsel Araştırma ve Çalışma Gurubunun” başkanlığında paylaşılmaya açık hale getirilmeli, paylaşım şartları kolaylaştırılmalı ve paylaşımın adil olmasına dikkat edilmelidir.

*Birleşmiş Milletler’in raporlarında öngörülen, 2020-2025 tarihleri arasında gerçekleşmesi beklenen ve arkasından kıtlığı ve açlığıda beraberinde getirecek su sorunlarının çözümü için şimdiden uluslararası nitelikteki bir bütünleşme örgütü olan Birleşmiş İnsanlığa bağlı her ülkeden bağımsız “Su Kaynaklarını Araştırma ve Yaratma Gurubu” oluşturulmalıdır.

*Su sorununa acil çözüm için dünya su rezervlerinin saptanması, susuz kalacak bölgelerde şimdiden su kaynaklarının yeryüzüne çıkarılması ve o bölgelerdeki insanların kullanımına sunulması gerekmektedir. Yaklaşmakta olan su savaşlarını önlemek için bütün insanların bu projeyi karşılık beklemeden Birleşmiş İnsanlık olarak desteklemesi gerekmektedir.

*Dünya silah sanayi ve teknolojisi kontrol altına alınmalı ve gelecekte savaşın durdurulması için gereken ne varsa bir an önce yapılmalıdır. Dünya Silah Sanayinin kontrol mekanizması, Birleşmiş İnsanlık yapısında organize edilmelidir.

*İnsanoğlunu yok etmeye yönelecek teknolojik imkanların, İnsanoğlunun “Yuvası” olan yaşadığımız Gezegende nasıl daha huzur, barış ve sevgi içinde var oluruz “amacına” uygun olarak ve insan onuruna yakışır bir şekilde yönlendirilmesi gerekmektedir.

*Gezegende bulunan yeşil alanların ve Orman alanlarının korunması ile ilgili her ülkenin ilgili Bakanlıklarında acil ve esnek olmayan önlemler alınmalıdır. Gezegenin nefes organlarının bulunduğu bölgelerde tek bir ağacın bile nedensiz olarak kaybına ve kesilmesine izin verilmemelidir.

*Küresel Felaketlerle yaklaşmakta olan kıtlık ve açlığı önlemek amacıyla, her ülkede tarım ve tohum konusunda çiftçileri bilgilendirme ve teşvik etmek için özel çaba harcanmalıdır.

*Avrupa Birliği’nin tek tip tohum olarak adlandırdığı endüstriyel tohum kullanımını Birlik içinde  zorunlu kılan düzenlemesi derhal iptal edilmelidir. Her ülkenin toprağı ve havası farklı, ekolojisi farklıdır. Bu nedenle, her bölgenin tohumu da farklı olacaktır.

*Kıtlığın ve açlığın gezegene yaklaşmakta olduğu bir zamanda tohumların genetik yapısı ile oynayarak ve bunu endüstriyel tohum diye ticari veya diğer nedenlerle/amaçlarla ülkelere dayatmak, kıtlığa davetiye çıkarmaktır.

Bu konuda hangi ülkenin ne sunduğunun ve neye hizmet ettiğinin artık görülmesi gerekmektedir.

*Dünya yüzeyinde bu andan sonra nükleer santral ve fosil yakıtla çalışan santraller kurulmasına izin verilmemelidir. Kyoto Protokolü ile birlikte, bu konunun da güvence altına alınması gerekmektedir.

*Birleşmiş İnsanlığın içinde bulunan Bilgelerden oluşacak bir Dünya Barışı Grubu kurulmalıdır. Ülkeler arasındaki anlaşmazlıklarda ikili ve çoklu görüşmeler sırasında Bilgeler ekibininde bulunması ve önerilerini iletmeleri sağlanmalıdır. Eğer ülkeler kabul ediyorlarsa, sorun giderilinceye kadar birlikte  çalışılmasının yolu açılmalıdır.

*Değişik ülkelerde gerçekleştirilen genetik araştırmalar, Birleşmiş İnsanlığın denetimine açık hale getirilmeli ve kontrol altına alınmalıdır.

*Birleşmiş İnsanlık, Evrensel İnsan olmanın ve dünyada nasıl bütüncül bir şekilde yaşanabileceğinin ilkelerini oluşturmalı ve bu ilkelerin yaşama geçirilmesine çalışmalıdır.

*Dünya Ticaret Örgütü'nün bazı uluslararası ticaret kurallarını, uluslararası çevre kurallarına zarar vermeyecek şekilde yeniden düzenlemesi gerekmektedir. Bu örgüt tarafından çevreye zarar veren her alandaki faaliyetin ve ticaretin aşamalı bir oranda azalması ve değişimi için bir an önce harekete geçilmelidir. Her üretimde ve ticarette, çevreye ve ekolojiye uyum sağlanması, temel ilke olarak benimsenmelidir.

*Bütün bu öneriler, eşzamanlı olarak ve bütün bireyler ve devletler tarafından ciddiyetle ve acil olarak yaşama geçirilmelidir.

Jim Rohn’un belirttiği gibi, Yeteri Kadar Nedenimiz Varsa, Her Şeyi Yapabiliriz.

İNSANLIĞA ÇAĞRILARIN BİREY İÇİN ANLAMI

Küresel ısınmayı önleyecek tedbirlerin bireyler tarafından “Gündem” haline getirilmesi ve takipçisinin olunması ve nihayetinde ilgili kişiler ve yapılar tarafından uygulamaya alınması ve başarılacağına inanılması önemlidir.

Birey, yaşadığı Dünya Gezegenine ne olmakta olduğunu gördükten sonra yaşamının ve insanlığının sorumluluğunu üzerine alıp değişebilir.

Çünkü bu dünyada tek başına yaşamıyoruz. Yalnız değiliz. Çocuklarımızla beraber diğer insan kardeşlerimize ve yüzyıllardır üzerinde yaşamaya devam etmemize izin veren dünyaya sorumluluğumuz var.

Kısaca “İnsan” olmanın sorumluluğunu yerine getirmeliyiz.

Çocuklarımıza yarınlarını; onlara tertemiz bir dünya ve muhteşem, sevgiyle var olan ve paylaşan bir insanlık medeniyeti bırakarak armağan etmeliyiz. Çocuklarımıza yaşamlarını armağan etmeliyiz. Bizler yetişkinler olarak bundan sorumluyuz. Ve herbirimizin içindeki SEVGİNİN GÜCÜ bunun için yeterlidir.

İnsanoğlunun; Gezegene ve İnsanlığa ne olmakta olduğunun “Kavrayışı”, her birimizdeki bilinci değişmek üzere harekete geçirecektir.

Her bireyin düşüncelerinin, tüketici alışkanlıklarının, eylemlerinin, gündeminin nihayetinde kendisinin değişiminden dünya ve İnsanoğlunun hayrına olacak şekilde muhteşem bir “Gelecek” yaratılabilecektir.

BİZLER DEĞİŞİRSEK HERŞEY DEĞİŞMEK ZORUNDADIR.

Bizlerin değişimi; karanlık sistemleri, köhnemiş kurumları, dünyayı kirleten ve yaşamımızı tüketen üretim modellerini, insan olmanın gücünü elimizden alan çıkarcı siyasi yapıları, kemikleşmiş ilişkileri kısaca düşünebileceğiniz HERŞEYİ değiştirme gücüne sahiptir.

Sistemler insanlar için vardır.  İnsanoğlu sistem için değil.

Biz yoksak, biz sisteme katılmazsak sistem de var olamaz. Varlığını sürdüremez.

Ve İnsanoğlunun Gücü yeni sistemleri ve yaşanabilir daha Yeşil bir dünyayı yeniden kurabilir. Eğer hep birlikte hareket edebilirsek.

YETER Kİ SİZLER DEĞİŞİN.

YETER Kİ SİZLER DEĞİŞİME BİR ADIM ATIN.

HER YOL BİR ADIMLA BAŞLAR VE BİTER.

Dünyada yaşanan sefalet, savaş, karanlık, acı, açlık; sizlerin değişime atacağınız bir adımla başlayacak ve son adımınızla bitecektir.

İşte o zaman kendimiz çocuklarımız, insan kardeşlerimiz ve dünyamız için her An’ımız ve yarınlarımız muhteşem olacaktır.

Gezegenimize, İnsanlığımıza, Yarınlarımıza ve “kendimize” sahip çıkma zamanımız gelmiştir.

Vakit şimdidir.

Dün çoktan bitti.

Yarın ise hiç gelmedi.

Şimdi Burada; harekete geçmek ve Değişmek için “Bugün” “Bu An” Bizim.

( Ocak ayında yayınlanacak Türk İnsanına Çağrı ile devam edecektir. )

Yazan Nilgün Nart

17/12/2007

İSTANBUL / TÜRKİYE

www.kuresel-isinma.org

RİCA; İnsanlığa Çağrının Dünya dillerine çevrilmesinde yardımcı olmak isteyen arkadaşların Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır   mail adresinden irtibata geçmesini rica ederiz.

NOT; İnsanlığa çağrı Şubat ayının sonuna kadar dünya dillerine çevrilerek, www.kuresel-isinma.org sitesinde ilan edilecek uluslar arası sitede yayınlanacaktır. Çağrıları ilan edilecek siteden yabancı dillerde temin edebilirsiniz.

Hit: 1914
Yorumlar (2)Add Comment
İNSANLIĞA ÇAĞRILAR I Sayın Özer Tayiz'e
yorumlayan Nilgün Nart, Ocak 02, 2008 22:54
Sayın Özer Tayiz

Öncelikle şunu belirtmek isterim.
İnsanlığa Çağrı I (SİSTEMLER), Dünya Gezegeninde yaşayan her İnsanın Yüreğine yapılmış bir çağrıdır.
İnsanlığa Çağrı?da amaçlanan İnsanoğlunun, İnsanlığa ve dünyaya olmakta olanı görmesi ve tek tek herkesin kendi içine ve gücüne bakarak ne yapması gerekiyorsa yapmasını hatırlatmaktır. Çünkü Birleşmiş Milletlerin raporları açık ve kesindir. Şu anda İnsanlığın gezegenin sürecinde bir şeyleri değiştirmek için hareket geçebileceği yalnızca 4 senesi bulunmaktadır. Bu süre herkes için, devletler, ülkeler, insanlar ve yeryüzünde yaşayan canlılar için geçerli olan bir zamandır.
Devletler, ülkeler insanlardan oluştuğuna gör ve yeryüzünde yaşayan canlılarda (bitkiler ve diğer türler) gezegenin gidişatından haberdar olmadığına göre, yapabileceğimiz İnsanlığa Çağrı ile ?İnsanoğlunun Yüreğine? seslenmek ve hareket geçmesine vesile olmaktır.
Kim harekete geçer, kim geçmez, hareket geçtiğinde neler olur veya hangi oluşumlara ve değişimlere vesile olunur, bunu bizler öngöremeyiz. Bunu bize zaman gösterecek. Sizin de olduğunuz gibi bu dünyada herkesin yaşamı ve geleceği söz konusudur.
Ayrıca İnsanlığa Çağrı www.kuresel-isinma.org sitesinde yayınlanan Küresel Isınma ile ilgili diğer yazılarımın neticesinde kaleme alınmıştır. Çağrıların vesile olmak istediği ?Oluşumu? görebilmek için diğer yazılarında birlikte okunmasını tavsiye ederim.

Benim ?Görüşümden? kurtarılacak kimse yoktur.
Kendini; bağımlılıklarından, hırsından, yetersizliklerinden, karamsarlığından, güçsüzlüğünden, sefaletinde ve nitekim Nefsinden kurtarması gerekli olan İnsan vardır.
Dünyadaki her insan kendini kurtardığında; dünyada ne olmakta olduğunu görebilir ve gücü ve bilgisi doğrultusunda bir şeylere ?neden? ve ?vesile? olabilir. O zaman bütün insanlık ve dünya kurtulur. Gezegen ve İnsanlık dengelenir.

Sorularınıza kısaca sevgiyle yanıt vermek isterim.

1-?Birleşmiş İnsanlık? gibi bir oluşum; dünyada var olan bütün sistemlerden bağımsız olmalıdır. Şimdi Burada Gezegenin ve İnsanlığın geldiği noktada, Birleşmiş Milletlerin halen alternatif bir oluşumu finanse eder mi- kurar mı gibi yaklaşımda bulunması, Birleşmiş Milletlerin şimdiye kadar yayınladığı raporları ve amacını da geçersiz kılar inancındayım.
Sonuçta İnsanlığın gezegende barış, huzur ve refah içine yaşaması amacıyla kurulmuştu. Birleşmiş Milletlerin ilk ortaya çıkış amacı kendinden, her şeyden bağımsız olarak bir ?oluşumu? yine ilk amacı gibi ?İnsanlığın Geleceği ve Dünya Gezegeni? için gerçek kılabilir, finanse edebilir, yeter ki insanlar istesin.

2-İnsanlığa Çağrılar bir mücadeleyi içermemektedir. İnsan hayatı nasıl algılarsa bu çağrıları da bu şekilde algılayacaktır. Çağrılar İnsanın Bilinç Değişimine hizmet etmesi ve ?Kendisi? olması için yazılmıştır. İnsan ?Kendisi? olunca dünyada oynanan oyunu görebilir. Gerçekte neler olduğunu görebildiği zaman içinden çıkmaya veya orada kalmaya kara verebilir. Oyundan çıkar ve ona göre yaşar değişir ve çevresinin değişmesine vesile olur kendini buna adar ve elinden geleni yapar. Ya da oyunda kalır ve İnsanlık nereye gidiyorsa o da kitle bilinciyle oraya gider. Bu insanın kendi seçimine kalmıştır. Pekaladır.
Ben kendi adıma seçimlerimi yaptım. Yeşil bir Dünyada İnsan Tadında ve Asaletinde yaşamayı seçtim. Çağrılarda bu seçimin bir ürünüdür. İnsanlar bunları dikkate alır veya almaz yine bu da insanların seçimidir. Kendi adıma söylemem gerekirse; eğer insanlar Çağrıları sorgulayabilirse veya gündemlerine alabilirse veya utopik bulsa bile bunlar üzerinde ?olabilirliliğini ve ne yapılabileceğini? düşünebilirse ne mutlu bana. Ve bu benim yazılarımda anlatmaya çalıştığım ?Değişimin başlangıcıdır . Değişimi zaman açığa çıkarır. İmkansız olan veya olasılık dışı olan ?HENÜZ? imkan olmadığı için ve insanların düşünce sistemine veya kalbine esinlenmediği zaman olanaksızdır. Ve bir kez dikkatimize sunulduğu zaman bu bilgi ve olasılık veya imkan bize ait olabilir. Eğer seçebilirsek.

3-Gönüllü olmak, fedakarlıkla alakalı bir olgudur. İnsanların gerçeği görmeleri ve değişimleri İnsanlığa çağrıların dünyada gerçek olması için yeterlidir. Örgütlenmeye gerek yoktur. Dünyada bir sürü örgüt, ve 7 milyar insan var. Ne oldu? Hiçbir şey? Herkesin tek tek değişimi ve kendisi için çevresi için; eğer yapabiliyorsa Dünyayı daha yaşanabilir bir hale getirebilecek veya Dünyada diğer İnsan kardeşleri ile huzur içinde yaşayabilecek bir alan yaratabiliyorsa yeterlidir.

4-5-Bu nedenle Birleşmiş İnsanlık oluşumu gereklidir. Her şeyden bağımsız olmalıdır. Tamamen İnsanın Geleceği ve Gezegenin bekası için çalışmalıdır. Birleşmiş İnsanlığın içinde Bilgelerden oluşacak bir oluşumda olmalıdır ve buraya (?) işareti yerleştirdim. Vakti geldiğinde Bilgeler oluşumun içinde yerlerini gelir alırlar.
İnsanlığa Çağrı bir vizyonun ve öngörünün ürünüdür. Bu vizyonu gerçek kılacak olanlar yine insanların kendileridir.
Dünyanın geneline baktığımız zaman her şey normalmiş gibi geliyor. Ama değil. Siz uyurken can veren, zülme uğrayan, yok olan türler, kirlenen denizler veya felaketlere bölgesel bazda maruz kalan bir doğa ve insanlar var.
Bence bu çok şaşırtıcı
Asıl normal olmayan dünyanın şimdiki durumu.
Dünyanın bu görüntülere her türlü yolla alıştırıldığı için dünyada olmakta olanı ve yaşanılanı normal sanıyor.
Kesinlikle normal değil.
Bütün bunlar İnsanoğluna yakışmıyor. İnsanın artık ayağa kalkması ve gücünü hatırlaması gerekiyor. Yaşam hakkını, yaşamının, geleceğinin dünyanın sorumluluğunu eline alması gerekiyor.
Çağrılar bu uyanışın yaşanacağı İnsan Kalbine yapılmıştır.

Normal olan insanın barış güzellik sevgi huzur bolluk ve refah içinde insan onuruna yakışır bir şekilde bu yaşamasıdır. Ve her İnsan tek tek bunu yaşamayı hak ediyor.

Dünyada olan biten inanılmaz sefaletin açlığın, şiddetin kabusun yanında, İnsanlığa Çağrılar çok daha aklı başında ve gerçek olma olasılığı yüksek potansiyellerdir.

Çözüm tek değildir. Ama Her İnsanın Tek bir arzusu vardır. Bu dünyada huzur sevgi bolluk barış içinde İnsan Tadında yaşamak.

6-Zaman her şeyi açığa çıkaracaktır. Yeter ki İnsanlar Dünyaya, İnsanlığa, kendilerine olmakta olanı görsünler. Oluşumlar kendiliğinden meydana gelecektir. İnsanoğlu soru sorduğunda cevabı da yanında belirir. Soru ve cevap tıpkı madeni para gibidir. Birlikte var olur. Cevabı olmayan soru yoktur. Cevabı yoksa da soru, soru değildir.

Eleştirileriniz ve katkılarınız ve düşünceleriniz için teşekkür ederim.


Sevgiyle paylaştım.
Nilgün Nart
Çağrı hakkında sorular
yorumlayan Ozer Tayiz, Ocak 02, 2008 14:30
Merhaba Nilgün hanım,

Bu çağrıya büyük ölçüde katılmakla birlikte, birkaç şeyi sormak istiyorum:

1) "Birleşmiş İnsanlık" gibi bir oluşumdan sözediyorsunuz. Dahası, bu oluşumu Birleşmiş Milletler'in finanse etmesi gerektiğini söylüyorsunuz. Birleşmiş Milletler, kendine alternatif bir örgütü neden kursun, neden finanse etsin? Finanse ederse kontrol de etmez mi?

2)Birleşmiş Milletler'e Dünya Ticaret örgütüne, ve bugün kurulmak istenen küresel hakimiyet düzenine karşı olan bir örgütlenme, yine bugün hakim olan bu güçler tarafından, zamanla "gayrı-meşru", "yasadışı", hatta "terörist" ilan edilebilir. Bu örgütlenmenin getirebileceği tüm baskılara direnme gücünü kendinizde buluyor musunuz?

3) Eğer "insanlar için insanlar içinden insanlar tarafından" bir örgütlenme yapılacaksa, bunun tüm masraflarının ve organizasyonunun da buna katılan insanların içinden gönüllü olarak çıkması gerekmez mi?

4) Yazınızda çok fazla miktarda "-meli -malı" ifadeleri var. Bunların denetimi için gereken gücü ve baskıyı nasıl uygulamayı planlıyorsunuz? "Dünyanın silah ticareti kontrol edilmeli" Kim edecek? En büyük silah üreticileri ile BM kararlarına veto hakkı olan ülkeler aynı ülkeler. Bu ülkelerin silah üretme ve satmasını, bu ülkelerin dışında, kim nasıl denetleyecek? Bu denetleme gücüne sahip organizasyonun, tekrar baskıcı bir dünya hükümetine dönüşmesi, ve yine çevreyi ve dünya insanlarını sömürmeye kalkması, nasıl engellenecek?

5)Bu çağrıyı kim adına yapıyorsunuz? Bu metni kimler, nasıl bir süreçle hazırladılar? Bu metnin kendisini "kutsal kitap" gibi tartışılmaz tek çözüm olarak mı sunuyorsunuz? Tüm dünyaya çağrı yapıyorsanız, ve çözüm öneriyorsanız, tüm dünyayı karar alma süreçlerine katmak gerekmez mi? Katılımcı olmayan karar alma süreçleri, yine baskıcı dünye düzenlerine doğru bizi götürmez mi?

6)Diyelim bu çağrıya harfiyen katıldık. Bir sonraki adım ne olacak? Devletler ve hükümetler ve çokuluslu büyük şirketler, bu çağrıdaki ilkelerin aksine hareket ettiğinde, nasıl davranmayı, ne yapmayı, nasıl örgütlenmeyi öneriyorsunuz?

Sevgiler,

Özer Tayiz.

Yorum yaz
Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.

busy
 
< Önceki   Sonraki >
www.kuresel-isinma.org gizlilik bildirimi
Sitemize destek vermek için lütfen aşağıdaki kodları sitenizin ana sayfasında uygun bir yere ekleyin.
<a target"_blank" href="http://www.kuresel-isinma.org" title="küresel ısınma">küresel ısınma</a>